Yoksa yıkım, insanların ve inançların farkına varmadan değişmesi anlamına mı geliyordu? Bütün istanbulluların bir sabah sıcak yataklarından başka birer insan olarak kalktıktlarını düşlerdik; elbiselerini nasıl giyeceklerini bilemiyorlar, minerelerin, neye yaradığını hatırlamıyorlardı. Belki de yıkım, ötekilerin üstünlüğünü görerek onlara benzemeye çalışmak demektir.