10/10
·341 syf.··
2026 4. kitabı
- Her milletin insanlarındaki yahudilere karşı nefret duygusu, bizde de var mıydı acaba? belki de vardı. - Yurdunu kaybeden adam için hürriyetin bile bir manası kalmadığını şimdi anlıyorum. İçinde doğduğum, gülüp oynadığım yerlerde benim dilim konuşulmuyor artık. Bir zamanlar, o topraklarda dilini konuşan insanların ne olduklarını da bilmiyorum. - Son fırtına, ağacı devirdi. Bizler, uçurduğu birkaç yaprak, boşlukta yolunu şaşırmış, ümitsiz ve şaşkın, meçhul bir geleceğe doğru, yalpa vurup duruyoruz.
Yurdunu Kaybeden AdamCengiz Dağcı · Varlık Yayınları · 19721,915 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:10
“Vahyin merkezi, insanın hayat menbaı, kutsiyeti tartışılmaz mekân… Öyle bir mekân ki onu tarif etmek için kelimeler kifayetsiz kalır.” “Kâbe insanın asıl vatanı... Gönlü Kâbe'de kalmış, oraları yüreğimize taşımaya niyet ederek çıkılmış bir yol...” “Çünkü oradaki manevi atmosferi, ruha işleyen o huzuru başka hiçbir yerde bulmak mümkün değil.” “Bazı kitaplar vardır; sadece bilgi vermez, insanın kalbine de dokunur.” kabe insanın asıl vatanı....gönlü kabe de kalmış ...oraları yuregimize taşımaya niyet ederek çıkılmış yol....bizede yolda olmak yakışır.. Vahyin merkezi, insanın hayat menbaı, kutsiyeti tartışılmaz mekân… öyle bir mekan ki onu tarif etmek için kelimeler kifayetsiz kalır. Karib” nidasıyla mukarrebun bostanına dalmaktır sonra, adanmak. Bir sultan tanırız yakınlara ve uzaklara hükmeden. Ateşe ve buza boyun eğdiren… Gurbet ve sılanın sahibi, elemin ve lezzetin maliki… Herkese her şeyden daha yakın bir sultan. Akrabul Karaib sultanın sımsıcak rahmeti bitirir tüm uzaklıkları. Yollar biter, gurbet biter, hasret biter karanlık ve soğuk biter bize her şeyden daha yakın Karib Yar’ımızın vuslatında. Onu tanımaktır işimiz. Ona ram olmaktır gidişimiz. Marifet pusulası O’nun kıblesine yön gösterince, kaybolmuşluk ve tükenmişlik sona erer. Ruhlar ve bedenler O’nun malı olunca kurtulurlar. Tüm bayramlı sılalara çevirir. Rahmetini indiği yerde dertler, belalar son bulur, nurunun kapladığı mekânlara kabusi karanlıklar elveda eder maveraesmanur
Kâbe-i MuazzamaMeryem Bastan · Kayıhan Yayınları · 202611 okunma
Reklam
6/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 92. kitabı
Bu kitap, solucanların 5 kalbi olduğunun öğretildiği ama kendilerine ait bir kalpleri olduğunu unutturulduğu 'okul' adlı sistemde vicdanların bayatlamasını önlemek ve değişim kamçılamak adına harekete geçen 4 kafadarın doğa katliamına karşı çabalarını konu ediniyor. Yazarın eğlenceli dilinin bir yetişkin okur olarak bazen sıkıcı aşamaya vardığıni düşündüm. Akışa müdahil deyimler, bilgiler metinde yapay bir tat bırakmış. Ancak ilgili yaş grubu memnun olmalı ki, kitap yıllardır çok satan listesinde . Çocuk kitabı çocuk için yazıldığına göre bu eleştirim geçersiz olabilir . Bu benim okur olarak düşüncelerim.
Duvarları Gıdıklanan OkulTuğba Coşkuner · Cezve Çocuk Yayınları · 2021381 okunma
10/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:09
Hem beni gönderiyorsun, hem kendin gidiyorsun. Ne çok seviyorsun gitmeyi be öğretmen hanım.” Kal, desem? Desem ne değişecek?  ​Kitap, temelinde sırlar, aile bağları, aşk ve geçmişin gölgeleri arasında şekillenen sürükleyici bir gençlik/romantizm hikayesidir. Olaylar genellikle karakterlerin içsel çatışmaları ve çevrelerinde dönen gizemli olaylar etrafında gelişir. ​1. Ana Karakter ve Başlangıç ​Hikaye, hayatında büyük değişimler yaşayan ve kendini bir anda "fırtınalı" bir dönemin içinde bulan ana karakterimizin gözünden aktarılır. Karakterimiz, hem kendi duygusal dünyasıyla mücadele etmekte hem de etrafındaki insanların sakladığı gerçekleri çözmeye çalışmaktadır. ​2. Düğüm Noktası: Sırlar ve Çatışmalar ​Kitabın merkezinde, karakterlerin birbirlerinden sakladığı sırlar yer alır. Güven sorunları, geçmişten gelen travmalar ve ailevi hesaplaşmalar hikayeyi hareketlendirir. Fırtına metaforu, hem karakterlerin hayatındaki kaosu hem de aniden patlak veren olayları simgeler. Bu süreçte karakterimiz, kime güvenebileceğini seçmekte zorlanır. ​3. Romantik ve Duygusal Çatışmalar ​Hikayenin en güçlü damarlarından biri de ana karakter ile hayatına giren (veya hayatında önemli bir yer kaplayan) erkek karakter arasındaki çekimdir. Bu ilişki dümdüz ilerlemez; gurur, kırgınlıklar ve aralarındaki sırlar nedeniyle sürekli bir "fırtına" halindedir. Birbirlerine çekilirken bir yandan da zarar vermekten korkarlar. ​4. İlk Kitabın Sonu (Gelişme ve Merak) ​İlk kitap, adından da anlaşılacağı üzere olayların tamamen çözüldüğü bir sonla bitmez. Aksine, bazı taşlar yerine otururken çok daha büyük bir sır perdesi aralanır veya büyük bir kırılma anı yaşanır. Okuyucu, fırtınanın tam ortasında, ikinci kitapta neler olacağını merak edecek bir soru işaretiyle bırakılır. Fırtına Zamanı I'in
Fırtına ZamanıDuruMavii · Vera Kitap · 2026168 okunma
Tavsiye
10/10
·176 syf.··
2026 34. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:01
Ayşe Sevim, konuşan zaman kitabında 30 lu yaşlarda yazdığı denemelerini kitaplaştırmış. Kitapta sohbet kavramını derinlemesine incelemiş, dini temelde sohbet kavramının önemli olduğunu ve insanı şarj ettiğini anlatıyor. İlerleyen bölümlerde Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan'ın hacıların önemli su kaynağını yani Ayn ı Zübeyde su yolunun tamiratını üstlenmesi, Hz peygamberin Torunu Hz Hüseyin'in oğlu Seyyid Bilal hazretlerinin İstanbul un Fethi için yola çıktığında Sinop şehrindeki şehadeti, Sokullu Mehmet Paşa'nın bilinmeyen yönleri, Osman Paşa'nın Plevne savunmasında ki muhteşem direnişi, Fahrettin Paşa'nın Medine müdafaasında ki gözleri yaşartan destansı mücadelesi, çay bitkisinin geçmişi gibi önemli makalelere yer vermiş. Ve ataların şu sözünü zikretmiş. İnsan olan savaşmaz, cihat eder.
Konuşan ZamanAyşe Sevim · Cezve Kitap · 202611 okunma
Bekle Beni
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:06
Zülfü Livaneli, "Bekle Beni" romanında Konstantin Simonov’un o ölümsüz şiirinin ruhunu arkasına alarak bizi 68 kuşağının fırtınalı günlerine ve toplumsal hafızamızın sızılı sayfalarına götürüyor. Bir sabah ansızın bölünen bir hayat üzerinden cezaevlerini, sürgünlüğü ve sansürlü mektupları işleyen yazar, aşkı sıradan bir duygu olmaktan çıkarıp politik bir varoluş sınavına dönüştürüyor. Günümüzün dijital hız çağında unuttuğumuz "inançla beklemek" kavramını iliklerimize kadar hissettiren eser, yer yer kurgusal kopukluklar barındırsa da hüzünle umudu aynı potada eritmeyi başarıyor; geçmişle yüzleşmek ve o sıcak Livaneli anlatısını yeniden hissetmek isteyenlerin bir solukta okuyacağı, sarsıcı bir saygı duruşu niteliğinde Geçmişi affetmeden bugünü yaşayamazsın" fikrini fısıldayan, hüzünle umudu aynı potada eriten sarsıcı bir eser. Yakın tarihle yüzleşmek ve Livaneli’nin o sıcak, insanı sarıp sarmalayan anlatımını yeniden hissetmek isteyen herkesin kitaplığına eklemesi gereken bir roman.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,1bin okunma
Reklam
Reklam