Gazeteyi soruyorsun? Ne hakla? Muharriri olmak hakkıyla mı? Yazı göndermeden ne diye haber istiyorsun? Öyle ya sen zaten sebatkâr bir adam değil misin? Gazete çıkarmaya karışmak senin nene gerekti?Birinci nüshayı senin iki şiirin ve benim yazılarımla çıkarmıştım. Fakat... Senden mektup ve yazı gelecek diye bir hafta bekledim. İki hafta bekledim, baktım olmadı. Öyle ya. Gazeteyi yalnız benim yazılarla çıkaracak değilim ki. Hususi değil ki. Müşterek. Mutlaka her nüshada ikimizin yazısı bulunacak.İşte bekledim, bekledim ve baktım: Sen, bizleri ve gazeteyi unutmuşsun. Üçüncü haftanın sonunda lanet okuyarak (kim olduğunu biliyorsun!!!) birinci nüshanın çıkardığım sayılarını, hepsini yırttım attım. Aşk olsun! Tebrik ederim. Sen bu denaeti de yapacaktın demek!Yaptıkların gittikçe çoğalıyor. Yoksa bu, arkadaşlığımızın silinmesi uğruna bir başlangıç mı?()