Kitap Yorumu | Aylardan Kasım Günlerden Perşembe Selamm. Söze nasıl başlanır bilmiyorum ama Atatürk’e ait bu zamana kadar lise çağlarımdan beri bir sürü kitap okudum. Ama okuduğum kitaplar onun daha çok siyasi hayatını anlatan eserlerdi. Bugün size Atatürk’ümün biraz daha özel hayatına, onun gelişim sürecine odaklanacağımız bir kitap ile geldim. Ayşe Kulin, muazzam bir yazar ve bizlere de şahane bir kitap bıraktı. Bazı kitaplar yalnızca bir hayat hikâyesini anlatmaz; satırları arasında bir milletin hafızasını, umutlarını ve acılarını da taşır. Aylardan Kasım Günlerden Perşembe, tam da böyle bir eser. Ayşe Kulin, Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamını çocukluk yıllarından başlayarak son günlerine kadar uzanan etkileyici bir anlatıyla okura sunmakta. Ancak bunu klasik bir biyografi diliyle değil; duyguların, özlemlerin, mücadelelerin ve insan olmanın ağırlığının hissedildiği güçlü bir kalemle yapıyor. Kitabı okurken yalnızca büyük bir liderin hayatına tanıklık etmiyorsunuz. Meraklı gözlerle dünyayı keşfetmeye çalışan küçük Mustafa’yı, idealleri uğruna mücadele eden genç subayı ve omuzlarında bir milletin kaderini taşıyan o kararlı insanı da yakından tanıyorsunuz. Tarih kitaplarında birkaç satırla geçen olaylar, Ayşe Kulin’in anlatımında ete kemiğe bürünüyor ve okurun zihninde canlı sahnelere dönüşüyor. Kitap yorumu; Beni en çok etkileyen nokta Atatürk’ün yalnızca başarılarının değil, insan yönünün de görünür olmasıydı. Gücünün ardındaki yorgunluğu, kararlılığının içindeki kırılganlığı ve her şeye rağmen vazgeçmeyen ruhunu hissetmek, kitabı çok daha anlamlı kılıyor. Ayşe Kulin, bu eserle Atatürk’ü yeniden anlatmaktan çok, onu daha yakından hissettirmeyi başarmış. Kimi hayatlar yaşanır ve biter, kimi hayatlar ise tarihe dönüşür. Bu kitap, tarihe dönüşen bir ömrün ardındaki
Kelebek
Bitmeye yakın bir yolun meftunu, Kıtalar arasından gezinmiş şairaneyim. Yoncasını arayan gurbette talihim. Sonsuzluk garında ruhum ve aklım. ​Amansız bir ümitvar kalbimde. Koşturmaca çığırında akarken işler, Bir kalp ışığında kelebeklerin kıpırtısı var. Uyanış ve uyku halinin muvazenesinde. ​Bir kahve, kitap ve tütsü kokusunda Dinlenmekte olan dimağ huzuru var. Zaman akar gider yelkovan ve saatle, Akışı bozguncu ihtimaller perisi. ​Yeni başlangıçlarla, sonlar biter. Hayatının ilk deminde kelebek kozası, Renk renk açmakta kanatları. Yazgının güzellikleriyle bezeli ömrü..
Reklam
Ömer bu mu? Mahalle takımının santrforu Ömer, Fevzipaşa Mektebînin ele avucu sığmaz Ömer'i, akranlarını top gibi yere vuran Ömer bu mu? Yarının elektrik mühendisi, yarının kaşifi Ömer bu mu? Karım ayağa kalkmadan, çılgın gibi dönerek bacaklarıma sarıldı ve boşanıverdi: Sarsıla sarsıla hıçkırıyor ve: "Bitti, bitti, artık bitti!" diye inliyordu. Beni kendime, ancak bu getirebildi: _ Ne yapıyorsun Hurrem, çocuk musun sen.. ya Ayla da uyanırsa, dedim. Ayağa kaldırdım. Kollarımdan sıyrılarak kendisini sedire attı, yüzünü yastığa gömdü ve bir iki dakika kadar öylece kaldı. "Bitti, bitti.." Niçin bitecekmiş? Nasıl bitermiş? Deli.. sen delirmişsin Hurrem: Biter mi hiç? Ayvalar olmak üzere.. biterse ağaca kim tırmanacakmış? Biterse, seni kim üzecek, beni kim endişelendirecek, beni hangi endişe hayata bağlıyacak sonra? Biterse, Fenerbahçe'nin santrforluğunu kim yapar sonra? Biterse, Ingiliz milli takımına, hem de son dakikada galibiyet golünü kim atar sonra? Biterse, Türkiye'yi elektrikle kim donatır sonra? Biterse... Biter mi hiç? Biz varken, bütün bunlar varken ve Allah varken biter mi hiç?
Kitap Alıntısı
Bitime son 436 sayfa. Geçen ay; bu kitap biter mi diyordum ama bitecek galiba. Ve 2026 hedeflerimden birine ulaşmış olacağım inşallah 🙂
1000Kitap

Tâhir Ceyhun Yıldız

@tahirceyhunyildiz
·
Öncü Sûfîler (3 Cilt Takım) 3.ciltten 30 küsûr sayfa okumuşum. Kısa günün kârı. Bugünlük yetsin, herkese hayırlı geceler 🙂
1000Kitap
BU KİTABI OKUYUN OLUR MU?
Bu kitabı okuyun olur mu? Sadece gözlerinizle değil; hissederek, o gencecik ömürlerin bizler için feda edilişini içinize sindirerek okuyun. Unutmamak ve unutturmamak için... Şehitlerimizin aziz hatırasına elinizde bu kitapla, kalbinizde o derin saygıyla sahip çıkın. Eğer bir gün kelimelerim biter, sesim yorulursa, arkamda bırakacağım en kıymetli vasiyetim bu kitap ve bu satırlardır. Emanet, emanetimizdir. Ruhları şad olsun. 🇹🇷
Yaşadıklarından ötürü pes etmeyenler hayata farklı bir pencereden bakıyorlardı. Gün güneşin batışıyla biter, gece olur ve yeni bir gün başlardı. Batıştan sonra bir doğuştu olan. Bu yeni oluşum karanlıkla ortaya çıkardı. Yani karanlık aydınlığa gebeydi. O zaman kişi, ne zaman kendisini karanlıkta bulsa, karanlığın içinde kalmak yerine, yeniliğin, aydınlığın ve başlangıcın hemen önünde olduğu düşüncesini kendisine hatırlatmalıydı. Ben de sürekli kendime hatırlatıyordum. Umutsuzluğa kapılmak yerine zihne hükmedip, sabrederek açılacak yeni kapılara göz atmalıydık. Akışta olmazsak bunu kaçırabilirdik. Depresyon çukuruna düşmek çok kolaydı. Bunu fark edip dışında kalmaksa beceri istiyordu. Benden Bana Ne
Kitap Alıntısı
Reklam
Reklam