Son zamanlarda birtakım cereyanlara şahidiz: 'İslâm sosyalizmi'... Bu fikri savunanlara diyoruz ki; siz aslında İslâmı değil, sosyalizmi savunuyorsunuz! Siz sosyalizmi lokomotif sayıp İslâmiyeti onun ardında (vagon) yapıyorsunuz. Halbuki lokomotif İslâmiyet'tir ve bütün vagonlar onun maiyetinde, emrindedir.
Dünya denilen bu "fânilik kuyusu" içinden oluş'a, büyük oluş'a geçmenin tek çaresi bir ip'te:
"Allâh'ın ipi (olan Kitabına ve dini)ne hep birlikte sımsıkı sarılın..."
Burada buyrulan "hablillah" yani "Allah'ın ipi" Kur'ân-ı Kerîm'dir; onun Büyük Doğu dilindeki temel vasfı Mutlak Fikir'dir. Bu kitabın bir ismi, okunması itibariyle Kur'ân'dır. Hakla bâtılı ayırması itibariyle Furkan'dır. Mevlâ'yı ve Mevlâ'yı hatırlatacak şeyleri hatırlattığı için Zikir'dir. Ölü kalpleri dirilttiği için Ruh'tur. İnsanı bu fânilik kuyusu olan, dünya kuyusundan çıkardığı için de 'ip' denilmiştir bu âyet-ikerîmede. Bu kuyudan çıkmak için bu 'ip'ten başka hiçbir vasıta yoktur. İnsanlar bu ipe yalnız elleri ile de değil, ayakları ile bellerine sarmak ile tutunmalı, hatta dişleri ile de ısırmak suretiyle -yani hiçbir taviz vermeden, onun mutlakiyetine halel getirmeden- sımsıkı sarılmalıdır.
Kapitalizmi kuran yahudi (binbir misal), onu yıkmaya savaşan yine yahudi (Karl Marks), komünizme en yıkıcı darbeyi vuran da tekrar yahudi (Hanri Bergson)...
Demek ki yahudi, nerede bir teşekkül, billûrlaşma, oluş vahdeti görürse onu yıkmaya memur, mücerret tahrip dehâsı...