Burak

Burak
@vecdebi

Burak

, bir kitap okudu
Puan vermedi·148 syf.·
17 günde okudu
·
2023 4. kitabı
Melikşah Sezen
8.6/10 · 42 okunma
Reklam
Tarih boyunca Müslümanların İslâm ile kurdukları ilişki mezhebler üzerinden gerçekleşmiştir. Pek tabi mezhebî tercih ve intisab durumuna mizaç hususiyetleri itibarıyla kavmi özelliklerin de kısmî bir dâhli olabilir. Fakat bu kısmî pay dahi ancak ve ancak amelî mezheb söz konusu olduğunda iddia olunabilecek bir kıymete sahiptir. Çünkü insanların yaşadığı yerlerin coğrafi farklılıkları iklime, iklim farklılığı ise giyimden, beslenmeye, barınmadan, sosyal münasebetlere kadar her şeye tesir edecek bir güce mâliktir. Hal böyle olunca her biri muamelat bahsi içerisine giren hususlarda, insanların kendi coğrafî durumlarına vâkıf, bu durumlara göre içtihatlarda bulunan bir müçtehidi takip ve taklit etmesi elbette anlamlı ve makuldür. Fakat yalnızca kalbî alanda karşılığı bulunan itikadî meselelerde mahallî, coğrafi, zamanî farklılıkların tercihe tesir edeceğini düşünmek, itikadın ve itikadî mezheblerin anlam ve ehemmiyetini anlayamamaktan ileri gelmektedir.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Din
Mehmed Âkif Ersoy'a tevdi edilen meâl çalışması, Kur'ân-ı Kerîm'in resmî hüviyetteki ilk çeviri teşebbüsüydü. Akif, hızlı bir şekilde başladığı tercüme çalışmasını, Türkiye'deki ahval ve tartışmaların tesiriyle olsa gerek, devlet ricali ile paylaşmaktan olabildiğince kaçmıştı. Çevirisinin "Türkçe Kur'ân" olarak nitelenip, anadilde ibadet adına resmî metin makamına konulmasından oldukça endişe ediyordu. Ezan, hutbe ve salânın Türkçeleşmesini izleyeceği mukadder görünen, ibadetlerin de Türkçe olarak eda edilmesi adımı, Kur'ân-ı Kerîm'in Türkçe meâlini hazırlama işinin kendisine tevdi edildiği Mehmed Akif'in 1926 yılında işten geri çekilme feraseti, onu müteakib Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ın (ö. 1942) secisiz ve kırık Türkçeli bir meâl sunma yönündeki basiretiyle olabildiğince tehir edilmiş ve Müslümanlar için büyük bir şükür vesilesi olarak neredeyse hiç tatbik edilmemiştir. Âkif, hazırladığı meâlin bir nüshasını vefatından sonra imha edilmek üzere Yozgatlı İhsan Efendi'ye (ö. 1961) emanet etti. Mustafa Sabri Efendi'nin oğlu İbrahim Sabri (ö. 1983), Mehmed Âkif'in müsvedde hâlindeki meâlinin bir nüshasını yakarak imha eden isimler içerisindedir. O, Akif'in şairliğinden çokça etkilenmekte ve meâlinin de bu yönüyle yani edebî yetkiliği itibariyle pek kıymetli olduğunu/olacağını ikrar etmekte olduğu hâlde, söz konusu tehlikenin meâli yakılarak atlatıldığına kanaat getirdiği için şu mısraları kaleme almıştır: "O bir eserdi ki yangın denilse lâyıktı/ Kalırsa, belki yakar, kül ederdi imânı/O bir ateşti ki sönmezdi etmeden ihrâk/ Yakıldı: Sönmesi kurtardı, nass-ı Kur'ân'ı."
Sayfa 66·Kitabı okudu
Din
Altını tekrar kalın çizgilerle çizmemiz gerekirse, ortaya konulan tüm inkılapların arka planında Türkçü-modernist bir halk oluşturma arzusu yatmaktadır. Eğer bu halk İslâm'la ilişkisini yine de devam ettirecekse bu, İslâm'ın oldukça hatta "tahrif edilmiş" denilecek derecede modern, devlet mantalitesine uygun, kurucu ideolojiye karşı zararsız bir form kazanmış yorumu olmalıydı. Fakat gün geçtikçe daha çok arzulanan şey şu olacaktı: Mukaddesatla ilişkisi zayıflatılan topluma yeni bir mukaddes, yeni bir din sunmak, Kemalizmi dinleştirmek! Her iki yol biri yüksek diğeri cılız sesle ama eş zamanlı olarak yürütülüyordu.
Din
Dinî saiklerle olmasa da Halide Edip Adıvar'ın (ö. 1964), 1928'de Avrupa'da neşrettiği The Turkish Ordiel isimli eser de ciddi Mustafa Kemal eleştirileri ihtiva ediyordu. Eserde Mustafa Kemal'in fizikî özelliklerinden ihtirasına, düşüncelerinden icraatlarına pek çok şey ağır şekilde tenkit ediliyordu. Eserin Türk'ün Ateşle İmtihanı adıyla gerçekleşecek tercümesinde ise tenkit edilen tüm noktalar tamamen revize edilecektir. Tabi bu sansür ve zayıf muhalefet hamlelerinde Ali Fuad Başgil'in (ö. 1967) şu tespitinin tesiri yadsınamaz: "O devirde Türkiye'de hükümet adamlarının icraatını tenkit etmek, hususiyle din hürriyeti ve laiklik gibi tekkeleşmiş mevzuları ele almak, âdeta intihar etmek demekti."
Sayfa 52·Kitabı okudu
Tarih