Burak

Burak
@vecdebi
Humeyni zafer elde ettiğinde bu ümmetin samimi insanları, Humeyniciliğin, işi Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Ehli Beyt'ine sevgi ve muhabbette olması gereken ölçüye geri çekeceğini ve Şiîliği sahte akîdeler ve ihanet kokan tutumlardan kurtaracağını sandılar. Özellikle de Humeyni, zaferinin daha ilk günlerinde devriminin mezhebî değil, İslâmî bir devrim olduğunu ve bu devrimin mustazafların, İslâm Ümmeti'nin halklarının, özellikle de Filistin'in kurtuluşu lehine olduğunu ilan etmişti. Sonra bu samimi insanlar olayların aslını anlamaya başladı. Baktılar ki Humeyni, Şiîlikte tarih boyunca ortaya çıkan sapmış akîdeleri benimsiyor ve sapmış Şiîlikteki ihanet tutumları Humeyni ve Humeynicilik'te vücut buluyor. Bu ciddi bir sarsıntı ve hayal kırıklığıydı...
Sayfa 20·Kitabı okudu
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dua dendiğinde sadece, hacet ve taleplerin Allah Teala'ya arz edilmesi anlaşılmamalıdır. Dua, en temelde kulluğun itirafıdır çünkü. Eğer en azından 5 vakit namaz sonrası Allah Teâla'ya bütün kalbimizle yönelemiyor, ya duayı ezberlenmiş birtakım kalıp cümlelerin mekanik bir şekilde tekrarlanması suretiyle yapıyor veya hiç yapmıyorsak, bu, ibadetten maksadın gerçek anlamda hasıl olmadığının, çünkü ruhumuza "tekebbür" virüsünün bulaştığının ifadesidir.
Sayfa 224·Kitabı okudu
Din
Sahabe döneminden itibaren müfessiri, muhaddisi, kelamcısıyla Sünnet'i bağlayıcı bir kurum olarak tanıyan ve Sahabe'yi olması gerektiği mevkide değerlendiren herkes -ki bu, Ümmet'in hemen tamamı demektir- "Hz. İsa (a.s) gelecek" derken yanılmış ve yanlışa düşmüşse, ayağımızı basacağımız sağlam bir zemin yok demektir! Mesele "İsa inecek-inmeyecek" meselesi değil, neyle tedeyyün edeceğimiz, "Din kaynağı" diye neye sarılabileceğimiz sorusunun tatminkâr bir cevabının olmayacağı meselesidir yani...
Sayfa 185·Kitabı okudu
Din

Burak

, bir kitap okudu
Puan vermedi·394 syf.·
9 günde okudu
·
2022 43. kitabı
Ebubekir Sifil
8.8/10 · 70 okunma
İslâm, köleleştirme uygulamasını savaş esirleri ile sınırlandırmış, bunun dışındaki köleleştirme yollarını tamamen kapatmıştır. Savaş esirleri konusunda izlenebilecek 4 yol vardır: Öldürmek, karşılıksız serbest bırakmak, fidye karşılığı serbest bırakmak ve köleleştirmek. Bu yollardan dördü de mübahtır ve İslâm devlet başkanı, halin icabına göre bu uygulamalardan dilediğini tercih etmekte serbesttir. Kur'ân ve Sünnet'in açık bıraktığı bu kapılardan herhangi birisini "İslâm'da yoktur" diyerek kapatmak insanların yetkisine bırakılmış bir husus değildir. İbaha ifade eden bu hükümlerden/uygulamalardan dilediğini tercih etmek başka şeydir, "Bu İslâm'da yoktur" diyerek onlardan birisini nesh etmek daha başka şeydir.
Sayfa 100·Kitabı okudu
Din