10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Kitabı okurken hiç sıkılmadım. Bu hikayeyi okurken zamanın nasıl geçtiğini fark etmedim. Karakterler kusursuz değildi ve bence onları bu kadar gerçek yapan da buydu. Bittiğinde karakterlere veda etmek gerçekten zor geldi.hayatımda okuduğum en güzel serilerden biriydi.
Yaralasar - 4Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 202110bin okunma
9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 100. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:59
Ember Hollow Ejderhaları serisinin üçüncü ve final kitabı olarak hikâyeyi kaldığı yerden devam ettiriyor ve serinin tüm önemli noktalarını bir araya getirerek okura veda ediyor. İkinci kitabın sonunda Hayden’ın kaçırılmasıyla yarım kalan olaylar burada doğrudan devam ediyor. Hayden gözlerini hiç tanımadığı bir yerde açarken, onu kaçıran kişinin sandığından çok daha tehlikeli ve sinsi biri olduğunu öğreniyor. Bu süreçte yalnızca fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da büyük bir sınav veriyor. Gerçek kimliğini öğrenmesi, sahip olduğu gücün farkına varması ve kaderiyle yüzleşmek zorunda kalması karakter gelişimi açısından kitabın en güçlü taraflarından biri olmuş. Kitap boyunca Hayden’ın yaşadıkları gerçekten üzücüydü. Eşlerinden uzak kalması, aralarındaki bağın zayıflaması ve bunun ona hem fiziksel hem de ruhsal olarak zarar vermesi, yaşadığı çaresizliği okura hissettiriyor. Diğer tarafta Knox, Cael, Maddox, Cillian ve Easton’ın Hayden’ı bulmak için verdiği mücadeleyi okumak da oldukça keyifliydi. Her ne kadar hepsi güçlü ejderhalar olsa da zaman zaman sahip oldukları güçlerin ve imkânların yeterince kullanılmadığını düşündüm. Bu nedenle bazı olaylar daha kolay çözülebilecekken uzatılmış hissi verdi. Serinin en merak edilen noktalarından biri olan Hayden’ın gerçek kimliği ve dönüşümü ise kitabın en tatmin edici bölümlerinden biriydi. Özellikle Hayden’ın sonunda kendi gücünü kabul etmesi, dönüşümünü gerçekleştirmesi ve hikâyenin sonlarına doğru daha güçlü bir karakter olarak karşımıza çıkması hoşuma gitti. İlk kitaplardan itibaren birçok kez kurtarılmayı bekleyen bir karakter gibi görünürken, bu kitapta kendi kaderini şekillendiren biri hâline gelmesi güzel bir gelişimdi. Romantizm tarafında ise seri yine kendi çizgisini koruyor. Eş bağı konusunun tamamlanması, tüm
Alevlerin ŞafağıTessa Hale · Nox Yayınları · 202645 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Agota Kristof – Büyük Defter, Kanıt, Üçüncü Yalan Hakkında
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Agota Kristof – Büyük Defter, Kanıt, Üçüncü Yalan Dikkat, spoiler içerir! Savaşın ne kadar dehşet verici olduğunu ve herkese, özellikle de çocuklara, neler yaptığını çok sade, net ve çocukların kendi ağzından dinlediğimiz bir kitap. Bir çırpıda okunup bitiriliyor; tarzı oldukça farklı ve etkileyici. Başta ikizlerin hemşireyi öldürüp öldürmediğini anlayamadım, nedenini de kavrayamadım. Annelerinin ölümüne tepkisiz kalmaları ve babalarını ölüme göndermeleri çok tuhaf geldi. Açıkçası iki çocuk olmadığını düşünmeye başlamıştım ve sonunda haklı çıktım. Tahmin etmesi zordu aslında; baştan okuyacak olsam birçok ayrıntıyı yeniden keşfedeceğimi hissediyorum. Yazar kalemini hiç sakınmamış. Çocukların içinde kaldıkları dehşet verici kötülükler, onların masum diliyle anlatılmış. Bu iğrençliğin gerçekliği ise insanı derin bir üzüntüye sürüklüyor. Çocukların tavırlarındaki aşırılık, savaşın vahşileştirdiği ruhlarında duyguya dair pek bir şey bırakmadığını gösteriyordu. Buna rağmen birçok yerde etik davranmaları da ayrı bir değer taşıyor. Zaten yaşananların büyük kısmının Lucas’ın kurgusu olduğunu öğrenince biraz olsun rahatlıyoruz. Ancak hikâyenin yazarın kendi yaşamından izler taşıması, anlatılanların büyük bölümünün gerçek olabileceği hissini güçlendiriyor. Kitapçının hikâyesi, kütüphanecinin hikâyesi, Yasmine’nin hikâyesi ve Mathias’ın hikâyesi… Belki de hepsi Lucas’ın bir parçasıydı. İşin en kötü yanı ise Lucas’ın geçirdiği kazayı trajik yönleriyle hatırlamıyor olmasıydı. Annesi ve babası ona gelmeyince onlara karşı kin beslemiş, yalnızca kardeşini beklemişti. Kader onları yeniden buluşturduğunda ise her şey için çok geçti. Üstelik tüm gerçekleri öğrenemeden göçüp gittiler. Klaus da en az Lucas kadar zor bir hayat yaşamıştı; annesinin onu bekleyişini ve babasının ölümünü
1000Kitap
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma
Endülüs Tarihi
Puan vermedi·415 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 22:03
ENDÜLÜS Müslümanlar; İber yarımadasına 711 yılında girdiler, 1609 yılında bu coğrafya'ya veda ettiler. Tam dokuz asır yaşayan bu topluma Endülüs adını verdiler. Ve biz asırlar sonra bıraktıkları mirasla Endülüs Medeniyeti olarak anıyoruz. O dönemin İspanyasın da yaşayan Vizigot Krallığı, taht mücadelesi içinde Kuzey Afrika da fetih hareketlerini sürdüren Müslüman Berberiler ve Araplardan yardım talebi üzerine, Kuzey Afrika Valisi Mûsâ b. Nusayr.. Berberi asıllı Tarık b. Ziyad komutasında Dört bin kişilik Keşif birliğini göndererek, önce yardım talebine cevap vermiş zamanla da fetih mücadelesine başlamıştır. Şüphesiz İber yarım adasının kritik durumu Avrupa ile Afrika arasında hem ticaret hem de köprü olması müslümanları fetih hareketinde etkili olmuştur. Günümüz İspanya ve Portekiz sınırlarında ki bir çok yeri fetih gerçekleştirirken Kurtuba (Cordoba) başkent yapmışlardır. O dönem Vizigot krallığı, Portekiz krallığı, Kastilya krallığı, Yahudiler vs. ikâmet etmektedirler. Endülüs Müslümanları inanç, eğitim ve yaşayış tarzı ile vatan bildikleri bu toprakları imar faaliyetleri ile her türlü alanda yenilik getirmiş, zaman içinde adından söz ettiren söz sahibi olacak bir güce ulaşmışlardır. Kurmuş olduğu eğitim sistemi ile Avrupayı bile etkisi altına alacak.. İlim adamları, Alimler, filozoflar yetişmiş..Sonrasında gelen nesillere bir ışık, bir pusula olarak büyük bir miras, bir kılavuz bırakmıştır. İbn Hazm, İbn Habib, İbnü'l- Kûtiyye, Abdullah b. Bulukkin, Gırnatalı İbnü'l Hatib, Ahmed er-Râzi, Uzri, Bekri, İbn Bâcce, Ebu'l Kâsım Abbas b. Firnâs Zerkâli vs. gibi İlim adamlarının eserlerini çeviri yapılarak her alanda gelişme sağlanmıştır. "Müslüman Endülüs'ten bize 30 kitap kaldı, atomu parçalayabildik. Şayet yakılan bir milyon kitabın yarısı kalsaydı çoktan uzayda
Tarih
EndülüsMehmet Özdemir · İslami Araştırmalar (İSAM) · 2014198 okunma
Puan vermedi·438 syf.··
2026 35. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:31
Serinin ilk kitabını sonunda bitirdim, uzun zamandır merak ettiğim bir seriydi bu yüzden çok mutluyum, o kadar akıcıydı ki saatlerin nasıl geçtiğini anlamadım bile. Bir günde yüz sayfa okumaya gayret ettim ve yaklaşık dört günde bitirdim. İnce memedle maceralara sürüklenmek keyifliydi, diğer sayısını da okumak için heyecanlanıyorum umarım bu akıcılık hep böyle devam eder...
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,5bin okunma
8/10
·736 syf.··
2026 163. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 15:25
Spoi var! Açıkçası ne demeliyim nerden başlamalıyım bilmiyorum. Çıktığından beri bu seriyle beraberiz seriye başlayalı yıllar oldu sahiden. Çok bağlandığım bi evrendi, özledikçe açıp baktığım, altını çizdiğim yerleri tekrar tekrar okuduğum kitaplardan biriydi. Bende yeri çok ayrı. Kitapla ilgili çok şey yazmak istiyorum ama ne yazacağımı da bilmiyorum tuhaf bi inceleme olacak gibi duruyor dksmsjems Galiba seriye duyduğum derin bağlılık yüzünden çok objektif olamayacağım yine de eleştirilmesi gereken yerlere değinmek istiyorum. Beni ilk rahatsız eden şey karakterlerdi. Mesela Daren, bu kitapta öyle boş hissettirdi ki sanki tek vasfı Nova yı sevmek gibiydi kalanında bomboş bi karakterdi. Çok bi şeyini okuyamadık yani. Nova ile aralarındaki ilişkiyi çok sevsem de karakter sadece bundan ibaretmiş gibi hissettirdi. Yine de şu novanın öldüğünü sandığı sahne çok güzeldi. Ve Ayzer. Yahu biz 3 koca kitaptır bu hanımın düşmanlığını okuyoruz neden Nova bir konuşma yaptığında hemen aa evet tamam ben sizin tarafınızdayım oldu? Evet ayzerin bizimkilere katılacağı belliydi ama pat diye olması bana çok saçma geldi. Bide şu tacı bölüşme sahnesi. Allah için bizim 3 kitaptır okuduğumuz ayzerin tacı gidip Arına vermesi mümkün mü? Karakter tacı ondan almak için savaştı zaten. Tamam bi karakter gelişimi bekliyorum yani elbette olacak ama herşey pat diye oldu bittiyse getirildi sanki. Arın hakkında da konuşmak istiyorum, yine bize bunca zamandır anlatılan vahşi ilahi lord tacı gidip Darene mi verdi? Bu taç sahnesi bence çok yanlış yazılmıştı. Konsey fikri mantıklıydı bende bekliyordum zaten ama benim fikrime göre sahne doğru yazılamamıştı. Yine de bir Türkün elinden böyle bir fantastik okumak gurur verici bir şey. Hataları olsa da eksikleri olsa da bu seriyi seven ve sevecek olan
Efsaneler ve LanetlerN. G. Kabal · Dex Kitap · 20241,753 okunma