VEDAT BAYRAM

VEDAT BAYRAM
@vedatbayram
Dünyadan kapı dışarı edilmiş, kapı da üstüme kilitlenmiş gibi hissediyorum.
O benim uzun süren uyku dönemimi sona erdiren, yüreğime ilk yaşam kıpırtıları, küçük heyecan titreşimleri salan kişiydi. Çünkü yıllar boyunca kablosu çekilmiş, ölü bir radyo gibi yaşamıştım. Hayatın diğer alanları gibi kadınlar da ilgilendirmiyordu beni. Ölü bir radyo havadaki frekansları algılayabilir mi hiç?
Sayfa 43·Kitabı okudu
İlişkiler
Reklam
En büyük lütuflar kaygıyla doludur ve talih, en iyi olduğu zaman bile güvenilmezdir. Mutluluğu korumak için başka bir mutluluğa ihtiyaç vardır ve duaların yerine gelmesi için de dua edilmeli. Şansla gelen hiçbir şey kalıcı değildir, ne kadar yükseğe çıkılırsa, düşme olasılığı da o kadar artar. İleride bitecek olan şeyler kimseyi mutlu etmez, dolayısıyla kazanmak için çok çalıştıkları şeyleri korumak uğruna daha da çok çalışmak zorunda olan insanların yaşamının sadece en kısa değil, en sefil yaşam olması kaçınılmazdır. İstediklerini zahmetle kazanır, kazandıklarını kaygıyla ellerinde tutarlar. Bu arada kaybettikleri zamanı geri alma fırsatları olmaz.
Sayfa 70·Kitabı okudu
En büyük yaşam engeli, yarına dayanıp bugünü tüketen beklentidir. Talihin elindeki şeyin planını yapıyor, kendi elindeki şeyden vazgeçiyorsun. Ne umut ediyorsun? Amacın ne? Gelecek olan herşey tam bir belirsizlik içinde, sadece yaşa! İşte, o en büyük şair nasıl da haykırıyor, âdeta tanrısal ağızdan ilham alarak selam durduğu türküsünü söylüyor: Zavallı ölümlülerin ömründeki en iyi gün, İlk kaçıp gidendir!
Sayfa 57·Kitabı okudu
Karakteri değişken olan şey mutlak değildir, bu yüzden çabuk gelip geçen ve kendi sonunu getiren bir şeyin gerçek bir varlığının olması mümkün değildir, nitekim haz biteceği yere ilerler ve başlar başlamaz sonu arar.
Sayfa 12·Kitabı okudu
"Eğer işçiler bir şekilde kendi emeklerinin sahibi olmazlarsa, bütün yapısal reformlar etkisiz kalacaktır... işçiler kendi emeklerinin sahibi olmalıdırlar, satıcısı değil... Çünkü emeğin ticaretini yapmak ya da emeğini satmak köleliğin bir biçimidir."
Sayfa 204·Kitabı okudu
Reklam