Nasıl başlasam bilemiyorum ama size de olur mu bilmem ama bazı kitaplar kalbimi sıcacık sarar sanki. Amin Maalouf’un okuduğum 3.kitabı bu ve yine şaşırtmadı, yine tadı damağımda kaldı sanki.
--SPOİLER İÇEREBİLİR--
İsyan adında soyu Osmanlı’ya dayanan bir adam hikayesini yazara 4 günde anlatıyor. Hikayede neler yok ki, Osmanlı’nın son dönemi, 1. ve 2. Dünya savaşları, İsrail’in kuruluşu ve Arap-Yahudi savaşları...
Ve tüm bu olaylar arasında sıkışmış, akıl hastası bir babaanne, soylu bir baba, her zaman toparlayıcı abla, sevilmeyen bir kardeş, Yahudi bir aşık ve her şeyden habersiz bir kız çocuğu...
Tarihin ve özellikle Orta Doğu’nun bu ilginç hikayelerini okumayı çok seviyorum ve Amin Maalouf artık bu konunun ehli olanlardan.
Sakin, çalışkan bir insanın tıp okumak için Fransa’ya gitmesi ancak kaderin kendisine yüklediği “devrimci” karakterden kaçamaması, tıpı bitiremeden Beyrut’a dönüşü, aşık oluşu, “delirmesi” ve ailenin sevilmeyen, kendisine tamamen zıt, hatta kaçakçı kardeşinin çok zengin üstüne üstlük “bakan” olması... Ve İsyan‘ın delilikten kendini kurtarışı...
Kitaba sadece tarih ya da aşk romanı olarak bakmak hakaret olur diye düşünüyorum. Yaşadığımız hayatlar kader midir? Yaşam çizgimiz belli midir? Ne oldum değil, ne olacağım tam olarak ne demektir? gibi birçok soru sordurdu bana 184 sayfada.
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,1bin okunma
Sitede kitabı ilk okuyan olma gururu içerisindeyim. (Alkışlar kendime)
İnanır mısınız canım okurlar bilmem ama bu kitabı yönetim ve organizasyon dersimizin hocası önermişti.
Jack Welch dünyanın efsanevi CEO’larından biri, mühendislikle veya işletmelerle ilgili olanların General Electric’in şirket değerlerini zıplatan bu şahsiyetle tanışmasını tavsiye ederim.
Klasik yöneticilerin geleneksel şirket politikalarının aksine Jack Welch’in düşünceleri “yöneticilik mi, liderlik mi?” sorularına güzel bir cevap veriyor.
Merak ederdim insanlar nasıl bir kitap okuyor da o kitap, o insanları her satırıyla anlatıyor diye. Uzun zamandır okumak istediğim ancak bir türlü denk gelmeyen bu kitabı bugün alıp , bir solukta okudum.
Ve artık eminim. Bazı kitapların okunmak için zamanları var ve bekleten sen değilsin. Okumak isteyip bir türlü okumayamadığın o kitap.
Dilerim bu yazdıklarımı okuyanlar da karşılaşsın, kendini anlatan o kitapla.
Yazarın ilk sözde dediği gibi; “Gördüklerimi, hatırladıklarımı, sayıkladıklarımı , unuttuğumu sandıklarımı, gözlerimi kapatır kapatmaz zihnime üşüşenleri yazdım.”
Tarık Turan’ın satırları alakasız sandığım bir zamanda beni bulup, kalbime, aklıma dokundu. Hani derler ya incelikler yüzünden... işte tam da o...
Murat Menteş’in okuduğum ilk kitabı. Sonrasında zaten hepsini okudum. Kafasına, zekasına, kelime oyunlarına, karakterlerinin isimlerine, kısacası yazdığı her şeye tutkunum.
Hasan Sabbah sen nasıl bir kafaya sahipsin? Bu kitap nasıl güzel böyle. Değişik inançlara, tarihin ilginç olaylarına ilgisi olanların mutlaka okuması gerekenlerden.