Tekrardan merhabalar,
Normalde yeraltı ve şiir analizi yapmayı daha keyifli bulsam da, çok sevdiğim bir yazar olan George Orwell' ın uzun zamandir okumak istediğim kitabi Wigan Iskelesi Yolu'nun analizi için burdayım.
Kendisinin en bilinen eserlerinden olan 1984 ve Hayvan Çiftliği'nden farklı olarak roman değil de daha çok inceleme tarzında yazılmış. Bir nevi canlı belgesel de diyebiliriz çünkü yazarımız, işçi sınıfının çalıştığı ortamlarda bulunup, onlarla aynı evde kalıp, insanlarla birebir iletişim kurarak, yaşadıkları zorlukları birinci ağızdan anlatıp bu yerlerin fotoğraflarını eklemiş ki bu da inandırıcılık ve etkileyicilik açısından çıtayı bi hayli yukarıya tașımış.
Kitabın temelde iki bölüme ayrıldığını söyleyebiliriz.
Ilk bölümde, o dönem sahip olmanın bi hayli kıymetli olduğu kömürün zahmetli çıkarılma süreci, maden ocağında çalışan işçilerin zor çalışma koşulları, aile düzenleri ve hayat şartları üzerinden kapitalist sisteme sert bir eleştiri yapıyor. Hatta bazı bölümlerde fiyatlar, evlerin karşılaştırılması, kiralar, fahiş fiyatlar, işsizlik oranları gibi pek çok sayısal veri raporları mevcut.
Ikinci bölüm ise daha çok ideolojik kavramları tanımak üzerine.
Sosyalizm, komünizm, kapitalizm, faşizm, liberalizm, burjuva toplumu, proleter sınıf gibi bildiğimizi düşündüğümüz kavramları karşılaştırmalı şekilde ele alınıyor. Ilk bölümde bahsedilen sorunların, sınıflar arası keskin farkın ortadan kaldırılması için tek kurtuluş bileti olarak görülen, temeli doğru atılmış bir sosyalizm inşasını ve bu ideolojinin, teorik ve pratikteki işleyişi anlatılıyor.
-Bu noktada, yazarın politik duruşunu anlayabilmek zor, zira kendisinin inandığı yargıları da eleştirebilen bir tarafı var; dolayısıyla bu bölümde, yer yer nesnel tutumla yer yer ise sosyalist pencereden