doğru, ben yıpranmış bir elbise gibiyim nedeni de ne iklim ne de iş yorgunluğu. on iki yıldır içimdeki ateş, yakacak hiçbirşey bulamayınca kapalı kaldı, kendi zindanını yaktı ve söndü...
en fazla acıtan duygular, en fazla sızlatan heyecanlar en sıradışı olanlardır. Olanaksız oldukları için olamayacak şeyleri arzulamak, olmamış olanın özlemi, geçmişte olabilecek olan için istek, başkası olamamanın üzüntüsü;dünyanın varoluşundan tatminsizlik. ruhun bilinciyle ilgili olan tüm bu tonlamalar içimizde acılı bir manzara, ne olduğumuza ait ebedi bir gün batımı yaratır.