Mr. Vertigo
9/10
·303 syf.··
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 00:29
Paul AusterPaul Auster Yükseklik KorkusuYükseklik Korkusu orjinal ismi "Mr. Vertigo" romanında gerçekdışı bir hikayeyi, güçlü bir kurguyla aktarıyor. İlerledikce "acaba ben de uçabilir miyim?" diye düşünmedim değil:) Kitabı bitirdiğimde bir dostumdan daha ayrılmış gibi hissettim... Macera, dokuz yaşında sokaklarda yaşam savaşı veren kimsesiz Walt’un, Yehudi Usta ile tanışmasıyla başlıyor. Usta ona sadece uçmayı değil, hayatın sert gerçeklerini de öğretiyor. Karakterin çocuk yaşta çektiği acılar ve kimsesizliği, yüreğinizi burkuyor ve onunla aranızda kendiliğinden duygusal bir bağ kuruyorsunuz. Walt’u o felaketlerin içinde tek başına bırakmak istemiyorsunuz, içiniz acıya acıya okumaya devam ediyorsunuz... ​Roman, fantastik bir konu üzerinden ilerliyor olsada, aslında kaderin bizi bir anda en dipten en yükseğe çıkarabileceğini, bazen de tam tersine en tepeden aşağı indirebileceğini anlatıyor. Harika Çocuk Walt'un parlayan yıldızının sönüşü... İntikam, vicdan azabı ve keder... Kitaptan çıkardığım en önemli ders, elde edilen her gücün, yeteneğin, mutlaka bir bedelinin olduğu fikriydi. Yazarın, okuduğum ilk kitabıydı. Kalemini çok beğendim. Okuyucuyu içine çeken akıcı bir eser. Mutlaka okunmalı, tavsiyemdir... Gözlerinizi kaparsınız, kollarınızı iki yana açarsınız, buharlaşırsınız. Ve sonra, ağır ağır, yerden yükselirsiniz. İşte böyle...
1000Kitap
Yükseklik KorkusuPaul Auster · Can Yayınları · 2018698 okunma
7/10
·256 syf.··
2020 283. kitabı
Sanat dünyasının önemli isimlerinden Paul Cezanne, 19. yüzyılın önemli isimlerinden biri. Kare Sanat serisinde, adım adım sona doğru gidiyorum. Elbette okunacak isimler bitmedi, ama giderek
CézanneKolektif · Yapı Kredi Yayınları · 200914 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·88 syf.··
2019 40. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2019 00:00
Slavoy Zizek’i okumayı severim. Müthiş ufuk açıcı görüşleri var. Lakin, Fransa’daki “sarı yelekliler” olayında, işçilerin ne istediğini bilmediğini, Platon’un “Ya krallar filozof olmalı, ya da filozoflar kral olmalı” tezini kendini gösterecek doğrulatmaya çalışması... saçmalıktı. Her neyse! Zizek’in “Sanat” kitabında, daha çok sanatın son dalı (sinema) açısından irdeliyor. Özellikle Alfred Hitchcock’un “Vertigo” (Yükseklik Korkusu) üzerinden ve diğer filmlerini inceliyor. Vertigo’da suya düşmüş karakterin suya düştüğünü göstermek için ipte asılı duran bir kişinin eşyaları arasında sadece neden iç çamaşırının bulunmadığı gerçeği, seyirciyi sansürlemek ve sansürlenenin baş kişi yapması konusunda şüpheci yaklaştığı düşüncesi müthişti. İçerisinde bolca göndermeler, argümanlar, tezler ve açılımlar bulunuyor. Sözü kısa kesip, okumanız gerektiğini düşünüyorum.
SanatSlavoj Zizek · Encore Yayınları · 200971 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 13:04
Vertigo dört öyküden oluşuyor. Her biri birbirinden bağımsız, ama hepsinde aynı melankoli duygusu hakim. ilk öyküde Stendhal'den bahsediliyor, ikinci öyküde yazar kendi hayatı ve gezilerini anlatıyor, üçüncü ve en ilgimi çeken öykü Kafka'nın hayatından bir kesit. Dördüncü öyküde ise doğduğu yere yaptığı ziyareti ve orada yaşayan insanları anlatıyor. Bu okuma deneyimi bana Sebald'ın zihninin içinde dolaşıyormuşum gibi hissettirdi. W. G. SebaldW. G. Sebald VertigoVertigo
Edebiyat & Roman
VertigoW. G. Sebald · Can Yayınları · 201574 okunma
7/10
·168 syf.··
2026 15. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 18:06
Soğuk TerSoğuk Ter Yazarlardan okuduğum ilk kitap ve neyle karşılaşacağımı hiç bilmiyordum. Açıkçası beklentim de çok net değildi ama kitabın sonunda resmen ters köşe oldum. Üstelik kitap, Vertigo filmine de ilham vermiş! (Filmi henüz izlemedim ama artık listemde ) Gevigne, eski polis ve hukuk fakültesinden arkadaşı Flavières’ten karısı Madeleine’i takip etmesini ister. Çünkü Madeleine son zamanlarda tuhaf davranmaya, hatta zaman zaman transa girmeye başlamıştır. İşin daha ürkütücü tarafı ise Madeleine’in büyükannesi Paulie Lagerlac’in de benzer bir “hastalığı” vardır ve bu hikaye intiharla bitmiştir. Flavières teklifi kabul eder ve takip başlar. Ama bu sadece bir takip hikayesi değil. Saplantılar, takıntılar, insan zihninin karanlık köşeleri… Okurken yer yer içten içe daraldığımı hissettim diyebilirim. Ama o final yok mu… Gerçekten iyi bir ters köşe. Modern klasik okumayı sevenlere rahatlıkla önerebileceğim bir kitap.
1000Kitap
Soğuk TerPierre Boileau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024270 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2023 8. kitabı
Vertigo, alıştığımız anlamda bir roman değil. Belirgin bir olay örgüsü yok, karakterler net çizgilerle ilerlemiyor. Daha çok bir yolculuk hissi var. Ama bu yolculuk fiziksel olduğu kadar zihinsel de. Okurken sürekli bir yerden başka bir yere geçiyorsun ama asıl değişen şey mekân değil, his. Sebald’in anlatımı oldukça parçalı. Anılar, gözlemler, geçmişe dönüşler ve farklı hikâyeler iç içe geçiyor. Bu da kitabı zaman zaman zorlayıcı yapıyor. Okuyucu olarak sürekli dikkatli olmak gerekiyor çünkü anlatı düz bir çizgide ilerlemiyor. Ama bu dağınıklık aslında bilinçli. Çünkü kitap da tam olarak bu hissi veriyor: kopukluk, dağınıklık ve bir yere ait olamama. Kitap boyunca en çok hissedilen şey “yabancılık”. Sadece mekânlara değil, insanlara ve hatta insanın kendisine karşı bile bir yabancılık. Bu yüzden okurken sanki bir başkasının hayatını değil, kendi içindeki o uzak hissi okuyormuş gibi oluyorsun. Sebald’in dili sade ama yoğun. Çok büyük olaylar anlatmıyor ama küçük detaylar üzerinden derin bir atmosfer kuruyor. Bu da kitabı hızlı tüketilecek bir metin olmaktan çıkarıyor. Daha çok yavaş okunması, üzerinde düşünülmesi gereken bir kitap. Bu kitap neden okunmalı dersen; çünkü farklı bir anlatım deneyimi sunuyor. Herkese hitap etmeyebilir ama klasik hikâye yapısından sıkılanlar için yeni bir bakış açısı kazandırabilir. Özellikle insanın iç dünyası, yalnızlık ve aidiyet üzerine düşünmek isteyenler için etkileyici bir metin.
VertigoW. G. Sebald · Can Yayınları · 201574 okunma