Zamanın akışıyla her şey geçip gitti. İnanılmaz bir hızla. Bir zamanlar içinde canlı halde var olan hisler de hızlı bir şekilde soldu, anlamı olmayan eski düşlere dönüştü.
Bir mevsim kapıyı açıp çıkıp giderken diğer mevsim bir başka kapıdan içeri girmişti. Kapıyı açıp da, Hey, bekle biraz, söylemeyi unuttuğum bir şey var, diye bağırsan da seni duyacak kimse yok. Artık kimse yok. Kapıyı kapatıp döndüğünde odanın içinde diğer mevsimi görüyorsun, sandalyeye oturmuş, kibriti çakıp sigarasını yakıyor. Unuttuğun bir şey varsa bana söyleyebilirsin, diyor, işler yolunda giderse ben ona iletirim söylediğini. Hayır, gerek yok diyorsun sen de, önemli değil zaten. Etrafta sadece rüzgârın sesi duyuluyor. Önemli bir şey değil. Bir mevsim öldü sadece.
Sonsuzluk hakkında pek bir şey bilmiyoruz. Ama varlığı konusunda bir çıkarsama yapabiliyoruz. Pinball makinesinin amacı kendini ifade etmek değil, kendini dönüştürmektir. Egoyu şişirmek değil, onu söndürmektir. Analiz etmek değil, olanı kabullenmektir.