Ateş yakan, bütün yaptıklarının kendi kuruntusu — yanılgısı— olduğunu kabullenmeye de hazır olmalıdır —
belki de yanılsamadır—yanılsamaydı—, hepsi; belki, ateş, hiç, yanmamıştır
— yanmamıştı —
Ateşinle ilgili bütün 'koşullar',
koşulsuzca, senin elinde olmalıdır.
Ateş yakan, ateşine bütünüyle egemen olmalıdır — yalnızca nasıl, ne zaman, yakacağına değil;
ne zaman, niye, yakacağına, ya da, yakmayacağına da...
Ateş yakan,
ateşini yakmayabilmelidir de...
Ateş yakan, yeri gelir, ateşini yakmaya da bilir — boşverebilir; soğuk odasında, öyle, öylesine, oturmayı seçebilir...
Ateşinle ilgili öğrenmen gereken, onu hep yeniden yakabilmeni sağlayacak olandır.
Önemli olan, ateşini bir kez yakıp
yanmasını sürdürebilmeyi bilmen değil,
hep yeniden yakmasını bilmendir.
Gerçi, yanmasını sürdürmeyi öğrenmen de önemlidir; ama, bu bilginin tek yarayabileceği, işte, onu yeniden yakmak olabilir ancak.
Ateşini, ancak, hep yeniden, yakabilirsin
- ancak da hep yeniden yakabilirsen,
senin ateşindir...
Ateşinde, kocaman, biçimsiz, yamru yumru, zor yanan bir kütük de bulunabilir : onu öteki odunlarla kuşatıp, hava ve ısı koşullarını iyi ayarlayabilirsen, zamanla, ateşinin en güçlü kaynağı haline gelebilir.
- Ayarlayamazsan da, koskocaman, tüten bir marsık kalır ocağında...