“... Hastalık ve yoksulluk altında ezilmiştir onların yaşamı; bilgisizlikle dili bağlanmıştır. Birçokları için sapkın bir gruba katılmak, çoğu kez kendi umarsızlıklarını haykırmanın bir başka yoludur..... Basit insanlar kasaplık hayvan gibidir; düşmana sorun çıkarmaya yaradıkları zaman kullanılırlar, artık işe yaramaz olunca da kurban edilirler”
-Sende mi öğrendin bu lafı?
Ne kelimeler, ne duygular var; öğretemiyoruz da, sıra merhamete geldi mi, herkes ezbere biliyor. Ağızların iğrenç sakızı!
-Merhamet suç mu efendim?
-Hem de idamlık...
-Etmeyin Reis Bey, siz ağlayamazsınız! Ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz!
Siz merhametten, acıma duygusundan yalnız kötülük doğacağına inanmışsınız. Yerinde haklısınız. Fakat ondan ne büyük iyilik doğacağını unuttuğunuz için, en büyük hakkı kaybediyorsunuz. Rahmet, kaldırılmış sizin kalbinizden...
Buz çölünde yol alıyorsunuz!