Öyle bir kitap ki, okurken gözünüzün önünde siyasetçiler canlanıyor. Kitaptaki her karakter, bugün siyasi hayatına devam eden birini temsil ediyor. Sanki George Orwell kafamızın içerisindeymiş gibi. Yaşadıklarımızı, gördüklerimizi ve hissettiklerimizi yüzümüze vuruyor. İktidarın nasıl zamanla yozlaştığını, yola beraber çıktıklarını "taht kavgası" sebebiyle "terörist" olarak suçlayıp daha sonra yapılan tüm kötülüklerin onun tarafından yapıldığını söyelemesi. "Koyunların" nasıl da her kötü durumda meleyerek, provokasyon yaptıklarını görebiliyoruz. Bugün içerisinde yaşadığımız siyaset ortamının birebir kopyası. Sorgulayanlar cezalandırılıyor, "Bay Jones" ile korkutuluyor. Hatta öylesine can alıcı konuşuyorlar ki, gerçeklere karşı "Siz öyle sanmışsınız. Bakın böyle bir durum var ve biz bunu kanıtladık. Belgeler elimizde var!" diyorlar. Ellerinde belge olmamasına rağmen millet sorgulamıyor ve bunu kabul ediyor. Tıpkı günümüz gibi. Kitaptaki "Boxer" gerçeği söyleyecek gibi oluyor ama manipüle edilerek yine susturuluyor. Araya koyunların melemeleri giriyor. Daha sonra her ihtimale karşı Boxer'a suikast gerçekleştiriliyor fakat bu başarısız olsa da yine de bir şekilde "unutturuluyor." Hayvan Çifliği'ndeki hayvanların en büyük sorunu unutkan olmaları. Tüm yaşananların temelinde aptallıktan çok unutkanlık var.
Hayvan Çiftliği