"Unabomber, teknolojinin dünyaya vereceği zararları engellemeye çalıştığını söylemişti. Yanlış hatırlamıyorsam Good Shepherd da açgözlülüğün vereceği zararları engellemekten bahsetmişti. Ama her ne kadar zekice bir yaklaşıma sahiplermiş gibi görünseler de, her ikisi de kendi koydukları prensiplerle taban tabana zıt eylemlere kalkıştılar. Neticede ulaşmak istediklerini söyledikleri hedefe insan öldürerek asla ulaşamazlardı. Bunun tek bir açıklaması var: O da hedeften çok, yöntemin kendilerine anlamlı gelmesi."
– Alçaklar! dedi, bu zenginlerin hepsi alçak heriflerdir! Fakirleri bekletmekten zevk alırlar. Ah, elime bir fırsat geçse, hiç acımadan derilerini yüzerdim! Bizim gibi fukaraya üç beş paçavra ile bir iki çift ayakkabı, üç beş günlük ekmek parası verirler de; papaza, kiliseye gelince kesenin ağızını açarlar. Neden? Tanrı’yı memnun etmek için… Dünyayı kazandıkları gibi, cenneti de kazanmak isterler. Bize niçin para vermezler, bilir misiniz? O parayla içki alacağımızı, kumar oynayacağımızı düşünürler. Ah, alçaklar! Ah, hırsızlar! Evet, zenginlerin tümü hırsızdırlar… Hırsız olmayan, zengin olamaz… Onlar çalınca adı “ticaret”, biz çalınca “hırsızlık” olur… Hükümet adamları onları korur; neden? Çünkü kendileri de hırsızdırlar. Topladıkları vergiler, kestikleri cezalar nereye gidiyor? Hazineye mi? Hayır! Hükümet adamlarının ceplerine…
Kitap uzun olmasına rağmen %30 kadarını sayfasına bakmadan kendini okuttu. Edebiyattan, süsten uzak yalın anlatımı sayesinde rahat okutuyor. Ama bir süre sonra sıkıyor.
Bir taraftan da "bu adam ya rüyasını anlatıyor, ya da yalan atıyor" diye düşündürüyor. Çünkü sürekli insanlardan inanılmaz seviyede iyilikler görmesi falan pek gerçekçi değil.