"Ulu tanrıdan, herkesin önünde isteyebileceğin bir dilekten başka, hiçbir şey dilemeyecek kadar olgunlaştığın zaman, işte ancak o zaman, bütün aşırı isteklerinden kurtulduğuna inan."
"Bugün de Hecaton'un hoşuma giden bir sözünü diyeyim: "Ne kadar ilerlediğimi mi soruyorsun?" demiş, "Kendi kendime dost olmağa başladım." Çok ilerlemiş, hiçbir zaman yalnız kalmayacak. Bil ki, artık herkese dost olmuş."
"Ne kadar çok kişi, tıpkı sellere sürüklenip giden insanların, çalılara, kayalara tutunması gibi, hayata yapışıp kalır, çok kişi ölüm korkusuyla yaşamın
işkenceleri arasında, mutsuz, çalkanıp durur, ne yaşamak ister, ne ölmeği bilir. Yaşamın için, türlü endişeler duymaktan vazgeç de, onu tatlı bir hale koy. Hiçbir nimet, insanın ruhu onu yitirmeğe hazırlıklı değilse, sahibine zevk vermez. Yokluğu aranmayan bir eşyanın yitirilmesine de kolaylıkla katlanır insan."
"Ama ben, diyorsun, bir bunu, bir şunu açıp okumak istiyorum." Birçok yemeğin tadına bakmak, mızmız bir mideye göredir. Yediklerin çeşitli, değişik gıdalarsa, beslemez, bozar mideyi sade. O halde denenmiş yazarları oku hep, gün olup başka yazarlara da dönmek istersen, daha önce okuduklarına dön yine. Her gün fukaralığa karşı, ölüme karşı, başka felâketlere karşı bir destek sağla kendine. Birçok kitabı gözden geçirdikten sonra da, içlerinden bir fikir seç, o gün bu fikirle birlikte kavrul.