Yaren

“Gerçekten de partnerlerimizde sevdiğimiz şeyin onların iyi vasıfları mı, yoksa kusurları, semptomları ve bilinçdışıları mı olup olmadığından şüphe etmek gerekir. Bilinçli olarak onların zayıflıklarından nefret edebiliriz, ancak belki de onları sevmemize yol açan şeyler bu zayıflıklarının ta kendisidir. Peki sonuç olarak bize mükemmel, her şeye sahip gibi görünen birini sevebilir miyiz? Çoğu zaman iyi vasıfları olan birine hayranlık duysak bile, onu sadece bir nebze mutsuz, bir konudan oldukça habersiz, biraz beceriksiz, garip veya aciz olduğundan şüphelendiğimiz noktada sevmeye başlamaz mıyız? Onun kalbinde kendimize bir yer bulabilme ya da o insan için bir şey olabilme, o insan için bir şey yapabilme ihtimali görebilmemize olanak veren şey onun kendi kendisinin efendisi olmayışında veya noksanlığında saklı değil midir? Bu bağlamda, belki de onlarda olanı değil de onlarda olmayanı severiz. Dahası, sevgimizi bizde olmayan şeyi vererek gösteririz.”
Sayfa 92·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“Ancak arzunun aksine, “Aşk, aşk talep eder,” der XX. Seminer’inde Lacan. Aşk, karşılığında ısrarla aşk ister. Kişi bir cinsel partnere kendini kaptırdığında veya onu arzuladığında, karşısındaki kişi de onu aynı şekilde arzulamazsa kişinin arzuları azalmak veya kaybolmak zorunda değildir: “Arzu Ötekinin arzusu” olsa bile, yani arzumuzun nesnesi tarafından arzulanmayı istiyor olsak bile arzu karşılık görmeden de başının çaresine pekâlâ bakabilir. Ancak “aşk, âşık olunmak ister””
Sayfa 84·Kitabı okudu
"Aşk bazıları için bir başkasına bağımlı olmak ve utanç verici şekilde onun iradesine tabi olmak anlamına gelir. Başkalarına göreyse iki taraf arasında aşk olabilmesi için, iki partnerin de kendini gerçekleştirmiş, bağımsız varlıklar olması lazımdır. Kimileri için aşk tatlı bir teslimiyettir ve Tanrı’nın mucizevi bir lütfu gibi karşımıza çıkar. Diğerleri içinse aşk sevilene boyun eğdirmeye ve sahip olmaya çalışmaktır. Aşkın gözü kördür; aşk geleceği görür, toplumsal maskelerimizi delip geçer. Aşk gelip geçicidir; aşk ebedidir. Aşk açgözlü ve kıskançtır; aşk dürüst ve vericidir. Aşk arzu ve evlilikle bağdaşmaz; aşk ve arzu evlilikte kaynaşabilir ve kaynaşmalıdır. Aşk iki tarafı da zenginleştirir; aşk sevileni sevenin pahasına zenginleştirir, seveni kazıklar. Aşk trajiktir; “aşk gülünç bir duygudur.””
“Yaşamında, yaşamından da, yaşamındakilerden de, hatta, kendinden de daha çok önem verdiğin, değer verdiğin bir uğraşın olacak. Bu uğraşınla uğraşman, sanma ki, öyle 'kolay', 'kendiliğinden' olacak : yaşamındakiler hep sahip çıkmak isteyecekler senin o uğraşla uğraşmak için gereksediğin erkeye, ilgiye, çabaya - seni kendilerine isteyecekler…”
Sayfa 100·Kitabı okudu
Yaşadıklarımız Öldürdüklerimizdir