ben de, gizli bir hayat yaşamıştım. en azından, ailemle otururken. onlara hiçbir zaman söylemezdim gerçek düşüncelerimi. içimdeki kayra’yı kimse fark etmemişti o zamanlar.
"bitkilerin hayatının insanlarınkinden çok daha ilginç olduğuna eminim. en azından, onlar da karakter denilen işe yaramaz bölüm yoktur! dolayısıyla birbirlerinden nefret etmeleri için de bir neden bulamıyorlardır."
düşünüyordum elimden geldiğince, fikirlerimle kovalamaca oynuyordum. sanki, belli bir tane arıyormuşum ve arkadan hepsi birbirine benzediği için, her birini bin bir güçlükle yakalayıp yüzlerine baktıktan sonra aradığım fikir olmadığını anlayınca, bir başkasının peşinden gidiyormuş gibiydim.
hiç hissetmedin ne kadar kırgın olduğumu.
cenaze taşır gibi ölü bir ruh taşıyorum içimde.
köşeye geçmiş, yüzü duvara dönük bir çocuk gibi
ağlayasım geliyor, bilmiyorsun.