Kitap bana Bridget Jones'u anımsattı ve en az onun kadar da keyif aldım okurken. Yazarın anlatımını sevdim, eğlenceli ve kolaylıkla hikayenin içine çekiyor. Karakterler tam olması gerektiği gibi, aralarında geçen konuşmalar, ilişkileri vs. samimi, yer yer komik ve hayatın içinden. Bu da karakterlerle rahatlıkla empati kurabilmemi sağladı. B.Jones'dan yıllar sonra yine bu tarz bir kitap okumak oldukça keyif verdi açıkcası. Yıllar sonra diyorum gerçi ama aslında iki kitap da dönem olarak aynı 2000'lerin başları, bu da benim için artı bir puan tabi, nostalji dopingi:)
Ayrıca See Jane Date orijinal adıyla bir filmi de varmış, izlemek isterdim ama bulamadım maalesef. Bu da benim gibi kitabı okuduktan sonra filmini izleme takıntısı olan biri için kötü haber oluyor:/
Kitap çok okunanlarda ve o kadar çok beğeni almış ki pek bir beklentim olmasa da kafa dağıtmak için eğlencelidir belki diye başladım ama cidden çok çok vasat bir kitap. Ne akla hizmet bu kadar sevilmiş kitap anlamış değilim. Yazarın kullandığı dil çok basit, hikaye zenginleştirilememiş ve kısır döngü gibi hep aynı çerçevede dönüp duruyor. Bazı yerlerde o kadar sıkıldım ki atlayarak okudum, özellikle şu her bölüm sonundaki anlamsız şövalye hikayelerini..
Az da olsa hoşuma giden birkaç cümle oldu elbet, birkaç güzel şarkı keşfetmem de artısı. Yazar da genç olduğu için ileride umarım buralardan yakalayarak kendini geliştirir diye umuyorum.
Gelelim esas kız ve oğlanımızın arasındaki ilişkiye.. maalesef günümüzde çoğu kişinin gerçek aşk sandığı ama aslında takıntılı ve boğucu bir ilişkiden başka bir şey değil. Okuyucu kitlesinin genç nesil olduğu bariz bu kadar sevildiğine göre çünkü 'gerçek aşk' ne yazık ki böyle bir şey sanılıyor. Ve böyle karşı cinse sürekli dayatmalar getiren, sevdiğim için yapıyorum bahanelerine sığınıp hayatını kısıtlayan bu tip ilişkileri yazan çizen olduğu sürece normal, sağlıklı bir ilişkinin bu olduğunu sanıyor genç nesil. Sonra da ortalık kıskanç ve ruh hastası, sabır nedir bilmeyen ilişkilerle dolup taşıyor. O kadar üzülüyorum ve sinirleniyorum ki bu duruma. Bir yerde okumuştum bu durumu çok yerinde anlatıyor; çok sevmek ve güzel sevmek birbirinden tamamen farklı iki şey. Çok seven, sevgisinin çokluğu ile karşısındakini istemeden zehirler. Güzel seven, sevdiği şeyi göğsüne bastırır ve onun iyi olmasını sağlar. Birisini delice değil, aklı başında sevmek her şeyden önemli.
Güzel sevmeniz dileğiyle..
Elif Şafak'ın daha önce bir kitabını okumuştum (siyah süt) ve kullandığı dil, üslup, anlatış tarzı her neyse pek hoşuma gitmemiş, beni kendisine çekmemişti. Şahsen kendisine de oldum olası ısınamadım zaten. Her neyse bir arkadaşım şiddetle bu kitabı tavsiye ettiğinde sırf önyargılı olmamak için alıp okudum ama yine yanılmadım malesef. İki tabu olan konu seçilip(tabu konular çok satar çünkü!), bunun üzerinden gidilerek, hiç bir hikaye ve dil akışı olmayan, her yönüyle zayıf kalmış bir kitap piyasaya sürülmüş. Ben daha fazlasını görmüyorum bu kitapta. Bana göre fazlasıyla abartılmış, gereksiz popüler bir yazardan başka bir şey değil Elif Şafak. Sadece ön plana çıkabilmek için reklamını çok iyi yapıyor.
Baba ve PiçElif Şafak · Doğan Kitap · 202417,8bin okunma
Selçuk Aydemir o güzel kafasıyla döktürmüş yine bu kitabında da. Diğer kitaplarına nazaran bu kitabında farklı olan ve en sevdiğim yanı da beğeniyle izlediğin film ve dizilerinin ne aşamalardan geçtiğini, ne zorluklarla çekildiğini yine kendine has yöntemiyle anlatmış olmasıydı. Öğrencilik zamanlarında Burak Aksak ile çektiği kısa filmlerinden başlayıp büyük yapımlarına kadar tek tek kademe kademe anlatmış neler yaşadığını. Tüm kısa filmlerini de kitaba ara verip izledim bu arada üşenmeden. Filmlerini ve dizilerini de hali hazırda izlemiş olduğum için kitabı okuduğum süreç içerisinde resmen bir Selçuk Aydemir hayatı film şeridi gibi geçti gözümün önünden. :) Anlattıklarında herkesin tanıdığı bildiği isimler ve film/diziler olunca ortaya baya canlı kanlı bir kitap çıkmış. Ayrıca bu sektörde olmak isteyen genç arkadaşlar için de adından da anlaşılacağı gibi giriş 101 niteliğinde bir kitap olmuş.
Sevdiğim nadir siyasi liderlerden olur kendileri. Biyografisini de zevkle okudum. Özellikle siyasi liderlerin feyiz alması gereken bir kişilik, muhteşem bir örnek.