Beni zaman kuşatmış, mekân kelepçelemiş
Ne sanattır ki her şey her şeyi peçelemiş
Perde perde veralar, ışık başka, nur başka
Bir anlık visal başka, kesiksiz huzur başka
Renk, koku, ses ve şekil ötelerden haberci
Hayat mı bu sürdüğün, kabuğundan ezberci?
Yoksa göz görüyorum sanmanın öksesi mi?
Fezada dipsiz sükut, duyulmazın sesi mi?
...
Şimdi yaşadıklarımız geçmişe birer anı bırakırken yaptığımız her bir davranış, bir dokunuş, belki de bir söz, izi geçmeyecek anıları oluşturuyordu. Geleceğimizi de geçmişimizde bıraktıklarımız şekillendiriyordu.