Ünlü yazar Verity’nin geçirdiği kazanın ardından yatalak kalması üzerine çalıştığı seri yarım kalmıştır. Yayınevi ve yazarın eşi Jeremy, Lowen isimli yazarla irtibata geçerek seriyi tamamlamasını teklif eder.
Bu teklif Lowen için reddedilmeyecek kadar değerlidir çünkü hem bu seri ile adını duyuracak, hem de çok ihtiyaç duyduğu paraya kavuşacaktır. Teklifi kabul eden Lowen, yazarı ve kalemini daha iyi tanıyabilmek için Verity’nin evine gider ve olaylar başlar.
Yazar ve ailesinin başına gelenler çok acıklıdır. Üç çocuğu olan aile ilk önce ikizlerden birini, daha sonra diğerini kaybetmektedir ve bu kaybın ardından yazar kaza geçirip yatalak kalmaktadır.
Lowen ve Jeremy arasında bir çekim vardır fakat Lowen bu çekime kendini kaptırmamak adına orada bulunuş amacına odaklanır ve yazarı tanımak için çalışmalarını incelemeye başlar. Yazara ait bir otobiyografi taslağına rastlayarak, merakına yenik düşüp okumaya başlar. Okudukça dehşete düşer çünkü yazar aslında saplantılı bir kadındır.
Lowen gün geçtikçe Jeremy ve oğlu adına endişe duymaya başlar ve o esnada evde garip olaylar meydana gelmeye başlar. Lowen yazarın yatalak olmadığını düşünmeye başlar ve çok geçmeden gerçekler ortaya çıkar.
Okurken çok fazla gerildim ve bir o kadar da heyecanlandım. Bir çırpıda okuduğum bu kitabı gayet beğendim. Sonu inanılmazdı, açıkçası böyle bir son beklemiyordum.