Teoman'ın "ben zargana, deus ex machina" albümünü Hakan Günday okuduktan sonra bestelediğini düşünmeye başladım. Hakan Günday'ın okuduğum dördüncü kitabı olan Zargana'dan sonra bu fikrim iyice kesinleşmeye başladı. Eh be Teoman. :) Şarkılarının sözleri Hakan Günday'ın kaleminden fırlamışçasına zaten.
Teoman'ın "ben zargana, deus ex machina" albümünü Hakan Günday okuduktan sonra bestelediğini düşünmeye başladım. Hakan Günday'ın okuduğum dördüncü kitabı olan Zargana'dan sonra bu fikrim iyice kesinleşmeye başladı. Eh be Teoman. :) Şarkılarının sözleri Hakan Günday'ın kaleminden fırlamışçasına zaten.
Teoman'ın "ben zargana, deus ex machina" albümünü Hakan Günday okuduktan sonra bestelediğini düşünmeye başladım. Hakan Günday'ın okuduğum dördüncü kitabı olan Zargana'dan sonra bu fikrim iyice kesinleşmeye başladı. Eh be Teoman. :) Şarkılarının sözleri Hakan Günday'ın kaleminden fırlamışçasına zaten.
Madem doğdun, yaşayacaksın. Hayatın içi oyuktur ve gerçekleri görmezden gelmenin olanağı yok diyor bu kitap bize. Tabii bunları daha kaba ve ruhunuzun kilitlenmiş hassas bölgelerini eşeleyerek acımasızca söylüyor. Boğazınız düğümlendiğinde nasıl ıstırap çekersiniz? Çaresizce acının dinmesini beklersiniz, değil mi? Lakin Hakan Günday en ufak bir unsuru dahi atlamadan sizin derininize, benliğinize işleyecek. Sindiremeyeceksiniz. Yeri geldiğinde Kayra gibi öfkelenecek, Kinyas gibi kaçacaksınız kendinizden. Aynalara küseceksiniz ve anlayacaksınız hayatın nasıl bir kurmaca olduğunu...
Hakan Günday'ın 2000 yılında yayımlanan ilk romanıdır bu kitap. İçerisinde bolca argo; şiddet, cinsellik, uyuşturucu, cinayet ve türlü düşünce selini barındırır. Yaşam ve ölüm arasında olan o uç çizginin arasında ayakta durmaya çalışır, en sonunda dengenizi yitirirsiniz. Yeraltı edebiyatının ustası sıfatına doğrudan yaraşan, görmüş ve geçirmiş biri olarak hayatı ve insanın düşüncelerini en gerçekçi şekilde ele alabilen Hakan Günday'ın bu eseri; dünya halihazırda yeraltına gömülüyorken, insanların yüzüne okkalı bir sille olarak inmeli kanımca.
Gelelim Kinyas ve Kayra'ya. Kitap, "Kinyas, Kayra ve Hayat", "Kayra'nın Yolu" ve "Kinyas'ın Yolu" adında üç bölümden oluşuyor. İlk bölümü okurken antikahramanlarımızın benzerliğinden ve hatta onların düşünce yapılarından ötürü çoğu zaman karşımda çoklu kişilik bozukluğu olan tek bir karakter mi var diye düşünmeden edememiştim. Beraber bulaşmadıkları pislik kalmayan Kinyas ve Kayra'nın ileri sayfalarında aslında onların ne denli farklı insanlar olduğunu anlayacaksınız saygıdeğer okurlar. İkisinin de ortak amacı olan zihinsel ölüm müydü onları bir arada tutan; yoksa yalnızca bedenen yaşadıkları için gayriihtiyari mi tutundular bu uzun yolculukta birbirlerine?
"Ama bil ki, zihnin