bir sarmaşık olsaydım,
sıkıca tutunsaydım bir yere.
sökülüp atılmasaydım,
köklerimi salsaydım derinlere.
bir sarmaşık olsaydım,
dolasaydım gövdemi döne döne.
günlerce aynı yerde kalsaydım,
hareketsizlikten uyusaydım.
bense ayrık otuyam,
her çıktığı yerden sökülen.
sarmasık olmak isteyipte;
basit bir ot bilinen.
bir ayrık otuyam,
kökü olmayan, sevilmeyen.
sarmaşık olmaya özenen;
öylece bir ot iste.
Herkes kendi yolunun işçisi... İstediğin gibi olmadı işte... Belki onu sen terk edecektin... Belki bambaşka birini sevecektin... Belki en büyük hayal kırıklığın olacaktı.