Bu kitabı dizi izler gibi okudum dün akşam bitirdim, bana o kadar işledi ki akşam eve gittiğimde Belkıs abla, Nergis, Poyraz, Mert, Yusuf, Meryem ve Derya'nın eksikliğini kesinlikle hissedeceğim. İrfan Değirmenci'nin o naif üslubunu sanki kitapta anımsadım. Harika bir kurgu yaratmış, Meyrem'in doğacak kızının ismine "Çiğdem" koyması gibi ince noktaları yakalarsanız çok keyif alacağınız bir kitap.
Kesinlikle övgüye değer bir kitap, ön yargılı okumadığınız sürece içinden çıkarabileceğiniz bir sürü altın değerinde bilgi var. Hemen hemen çoğu kişi tarafından merak edilen ince tespitler çok iyi yorumlanmış, kitabın birçok paragrafında bu tespitlerle karşılaşacak ve Evet yaa!, Vay Bee! tepkileriniz kesinlikle olacak. Yine görüşlerine katılmadığım epey düşüncesi vardı; ancak artıları eksilerinden çok daha fazlaydı... Şunu kayıtsız söyleyebilirim ki bu kitabı okuduktan sonra, en azından belli bir süre diyelim, bazı şeylere bakış açınız eskisi gibi olmuyor.
Türkiye' de son 5 yıla damgasını vurmuş olayları kendine has tarzıyla anlatmış. Bildiğimiz; fakat unuttuğumuz olayları ince noktalarından yakalamış ve bence kitapta taraf seçmeyerek, yeri geldiğinde muhalefete yeri geldiğinde iktidara sözünü esirgememiş. Kitaptaki anektotları zihnimde tutabilmek için bir kere daha okumayı düşünüyorum. Başarılı...
Spoiler içerir! Öncelikle; incelememe genel kitlenin başladığı gibi neden bu kitabı okumak için bu kadar geç kaldım diyerek başlamak istiyorum. Hakikaten arşivinde Sabahattin Ali' nin "KÜRK MANTOLU MADONNA" eseri olmayanlar mutlaka temin etmeli. Çok güzel, samimi bir akıcı dille kusursuz. Başından sonuna kadar seni uyanık tutan bir kitap. Berlindeki ev sahibinden Maria nın öldüğünü duyuncaya kadar bende aynı Raif efendi gibi; onu terkettiğini düşündüm, ölmüş olabileceği hiç aklıma gelmedi, insanların bazı önyargıları kitapta olduğu gibi kişinin tüm hayatına dokunabiliyor. Eleştirebileceğim tek yönü; yıllar sonra Berlindeki ev sahibi ve kızıyla karşılaşması bu tarz Ancak türk filmlerinde karşılaşılabilecek tesadüfler beni yerli klasiklerden soğutuyor.Raif efendi yıllar sonra kızı olduğunu bilmediği ufaklık için 'soluk benizli kız' diye bahsetmişti . Keşke kitabın devamı olsaydı ve son anına kadar onu tanımaya çalışan arkadaşı, Raif efendinin ölümünden sonra kızının peşine düşseydi, kitabın ismide "SOLUK BENİZLİ KIZ"olsaydı. Bellimi olur belkide devamını ben yazarım.
15.07.2016 Darbe kalkışması ile ilgili yaptığı röportajlar ve oturumlar sayesinde ismini öğrendiğim Eski Özel Kuvvetçi Mete Yarar; Kitabında darbe ile ilgili sıradanlıkları değil, sıradan gibi görünen ufak detayları yakalayarak bizlere anlatmaya çalışmış ve kanaatimce bunu da başarmış. Kitabı okurken kaçırdığınız detayları yakalayıp, kafanızda yerine oturtamadığınız taşları çözeceksiniz. Eskilerin deyimiyle işin içinde olmalısınız, deneysel gözlemlerle değil hayatın gerçekleriyle yorum ve değerlendirme yapmanız gerekir, yazarda aynen böyle yapmış yıllarca TSK' nın göz bebeği Özel Kuvvetler içerisinde kazanmış olduğu tecrübelerini harmanlayarak okuyuculara iletmiş. Ben kitabı çok beğendim, mutlaka okunmasını tavsiye ettiğim bir kitap.