“Sarışın canavarlar: Friedrich Nietzsche'nin, içindeki yaşam enerjisini yitirmemiş, iradesini yok eden toplumsal koşullanmalara, dine ve ahlaka teslim olmamış, ilkel benliğini, vahşi güdülerini kaybetmemiş kişileri ve kavimleri şevkle olumlamak için kullandığı kavram.”
“Tanrı memi çekici ve zorlayıcıdır, ama onu çekici bulmak üzere evrimleştiğimiz için değil, ilgimizi ve bağlılığımız kazanmak uğruna yüzlerce kuşak boyunca süren kültürel rekabette kırlaşmış saçlarıyla hayatta kalmayı başarmış olduğu için.”
“Evrimsel tarihimizin büyük bölümünde küçük gruplar halinde yaşadık, potansiyel partner havuzu oldukça sınırlıydı ve gece kulüpleri ya da internet buluşma siteleri kesinlikle yoktu. Böyle bir dünyada seçilim, en azından daha uygun başka seçenekler ortaya çıkana kadar, eşlere ve potansiyel eşlere mengene gibi yapışma eğilimini desteklemiş olabilir. Duygularımız, şu anda yaşadığımız dünyaya değil, bu eski kayıp dünyaya göre ayarlanmıştır. Başka bir deyişle, aşkın aşırı azmi evrimsel uyumsuzluğun [evolutionary mismatch] bir sonucu olabilir.”
‘toprağın altında birbirimize doğru büyüyen köklerimiz vardı ve dallarımızdan bütün güzel çiçekler döküldüğünde, iki değil tek ağaç olduğumuzu gördük.’❤️