Ensar Kır

Ensar Kır
@vontroxell
(Okuduğum mangalar ve çizgi romanlar çok yer kapladığı için Kütüphane bölmesine bakarak onları geçebilirsin)
Koku Pornosu
Puan vermedi·264 syf.··
Beğendi
·
2025 82. kitabı
Okuduktan sonra Patrick'i çok geç keşfettiğinimi düşünmeden edemedim. Kalemi gerçekten nevi şahsına münhasır, güçlü bir yazar. Uzun cümlelerini sürekli bazı koca detayları ihtiyaç duyduklarından az sayıda satırla verebiliyor. Bu kitapta bunu bol bol gördüm Bu kitabın en çok öveceğim iki noktası eşsiz bütünlüğü ve överken gözardı edilemeyecek olan özgünlüğüdür. Kitabın her bir noktasındaki yaşanan her bir kriz veya olay, ya diğer noktalarda yaşananlara athıfta bulunuyor ya da çok sonrasında ortaya çıkacak bir koza olarak yerini koruyor. Koza metaforundan devam edersem bu filmin birçok kelebeği barındırdığını da söyleyebilirim..
Edebiyat
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Muhteşem Bir Büyücü'nün Standart bir Salısı
Puan vermedi·168 syf.··
2025 81. kitabı
·
123 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2025 01:17
Okurken inanılmaz keyif aldım. Beklentilerimi kesinlikle aştı ve evrenindeki her türlü büyüyü olabilecek en akıllıca şekilde kullandığını gördükçe aldığım keyif daha da arttı. Ayrıca bu kitabın Brandon Sanderson hakkında mükemmel ve yumuşak giriş olduğunu hissettim ve daha fazlasını istemeye başladım. Ne mutlu ki durmadan yazan bir yazar ve her zaman daha fazlasıyla bizi bekliyor olacak. İsimsiz'in Çocukları veya orijinal adıyla Children of the Nameless; dopdolu içeriğine rağmen okuyabileceğiniz en akıcı ve rahatça anlaşılabilir hikayelerden biridir. Tamam belki dili en ilgi çekici veya kaliteli dil değildi fakat kesinlikle sorunsuzdu. Hikayesi kesinlikle baştan sona muhteşem bir bütünlükle anlatılmıştı; hayatımda gördüdüğüm, bütünlüğü en muhteşem tasarlanmış hikayelerden biri oldu. Dünya'nın en özgün hikayesi olmasa da en keyifli maceralarından birini, birbirinden muhteşem dostlar edinerek yaşıyorsun. Okuyun, okutturun!
Fantastik Edebiyat
İsimsiz'in ÇocuklarıBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 2021440 okunma
Proletarya Kalbi
Puan vermedi·132 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2024 22:07
Spoiler vardır. Çok akıcı ve keyifli bir metindi, body horror'a gerilen biri olarak beni geren çok sahne oldu. Yalan yok köpek-adam'a üzülüp durdum ve duygusal bir bakış açısıyla da baktım. Köpek proletarya'dan nefret ediyordu, oysa kendisi de bunun bir parçasıydı. Tıpkı kendisi gibi doktoru Filip de proletarya'dan nefret ediyordu. Köpek, insan-köpek'e dönüştürüldüğünde proletarya'dan artık çıkmıştı ve gerçekleri görebilmeye başlayan farklı bir varlığa dönüşmüştü. Filip'in buna tepkisiyse (thx god Dr. Frankestein kadar çocuksu ve duygusal olmayan, bu işin altına giren birinin gerçekten vermesi daha da normal olan bir tepki olan) olabildiğince soğukkanlı şekilde gözlemlemek oldu. Tabi bir noktadan sonra dayanamayacak ve onu proletarya'nın kucağına tekrar kendi elleriyle atacaktı. Hikayenin sonunda anlıyoruz ki, köpeğin gözünde, yaşanan tüm bu şeylerin sonunda hissettiği şey basitçe bir anasteziden uyanmaktan farksız. Otomatik Portakal'daki sonsuz ızdıraplı kısıtlamayı ve koşullandırmayı bana anımsatan ve yine ondaki gibi geri dönülemesi imkansız bir yol aracılığıyla "köpek-adam" proletaryaya hapsediliyor ve köpek olup tasmasını giyiyor. Filip'in asla suç işlememek gibi bir inançla hayatını yaşıyor olması suçu kendi ahlaki doğrularına göre şekillendirip, sonrasında işlediği bir suçu "suçsuzluk" olarak nitelendirmesi; hepimizin öyle ya da böyle suç işleyebileceği gerçeğini tekrar yüzümüze vuruyor. Bir alıntı: Sonra nihayet tümüyle tek başına, yeşil ışıklarla boyanmış, kır saçlı bir Faust gibi otururken haykırdı: "Tanrı şahidimdir, sanırım yapacağım bunu!"
Edebiyat
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201925,6bin okunma
Comfortably Numb
Puan vermedi·372 syf.··
Beğendi
·
2024 17. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2024 18:04
1- Üç Defter Üç Defter çok sert, domura uğratıveren derecede etkileyici ve inanılmaz sürükleyici bir başlangıca sahip. Dili kusursuz fakat büyüsüz kullanıyor olmasının muhteşem sebebini üçlemeyi okuyunca daha da iyi anlıyoruz. Yazılış biçiminden dolayı hiçbir şey yaşanmasa dahi sana gizem ve heyecan veriyor. (hiçbir zaman "hiçbir şeyin yaşamadığı bir an" olmuyor) Kendimi "etkileyicilik seviyesi" olarak bir Pink Floyd albümüne kapılmış gibi hissettim. Üçlemenin diğer kısımları da tıpkı Pink Floyd'un plaklarının ikinci yarısının plağın arkasına yazılıyor ve ilkiyle bağlantılı bir şekilde oradan devam ediyor olması gibi bir etki yarattı. Nihilist ve huzursuzluk verici bir hikayeyi bile bu kadar akıcı aktarabilmesi tek kelimeyle inanılmaz. Anneanne karakterinin bilerek elmaları yoksul esirlere yuvarlaması ve ikizlerin kendi adaletlerini sağlamak için yaptıkları kritik birçok hamle o inançsız karakterlerin tüm inançlı karakterlerden daha cesur ve belki de daha "inançlıvari" hareket edebildiğini gösteriyor. Günün sonunda da şöyle diyorlar: "Biz iyi değiliz ve iyilik yapmıyoruz." Böylesine bol inanç absürtlüğü olan bir hikayede en farkındalık sahibi üç karakterin üçünün de "inançsız" olmasına bayıldım. Bu üçleme sadece Üç Defter'den oluşsaydı farklı açılardan öveceğim bir eser olurdu. (yine de, neyse ki, bir üçleme olarak yazıldı) 2- Kanıt İsmi o kadar manidar ki. Üçlemenin üç parçasını da bir arada değerlendirdiğimizde benim için belki de en büyülü olam kısmı bu kısımdı. ~~~spoiler~~~ Büyük Defter adıyla birlikte "hiç yaşanmamış olabilir" hissini veriyordu. Buradaysa asla yaşanmadığı halde yaşanmış hissini o kadar çok veriyor ki insan absürt kısımlarda köfteyi çakmıyor. Lucas öyle şeyler yaşıyor ve yaşadıklarını okumak öylesine akıcı ki... ~~~spoiler~~~ Peter, Clara,
Edebiyat
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,4bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2024 14. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2024 14:28
KUMADAM Sandman'in kökeni... Sandman okuyucuyla iletişim kurarken bir yandan da muhteşem bir dünya yaratıp o dünyayı muhteşem bir kukla gösterisi gibi sunan fevkalade bir hikaye. Değerlenmede kullandığım altı niteliğin altısında da benden tam puana yakın puan almayı başaran okuduğum ilk hikaye oldu. Öylesine yoğun, bütün ve sürükleyiciydi ki anlatamam. Kalemini o kadar yaratıcı kullanıyordu ki sanırsın bir enstrüman çalıyordu. Bizle iletişime geçiyor ve hikayesinin nasıl başladığıyla ilgli detaylar veriyor, sonra hikayesinin her bir kısmını ortak bir noktaya tıpkı bir bulmaca gibi bağlayıveriyor. Tim Burton dünyasını her zaman kafasından kurup kabul etmemizi bekler ve bunu o kadar doğalmış gibi yapar ki kabul ediveririz. Hoffmann da bunu çok daha güçlü bir şekilde yaptı ve okuma zevkini misliyle arttırdı bu. İnsanlar değer gördüklerini ne kadar onaylandıklarıyla ölçmeye kalkışırlar, oysa bunun herhangi bir ölçümü olamayacağı gibi onaylanmak gibi basit bir tepki herhangi bir ölçüt birimi olamaz. Bu çok politik bir düşünce şeklidir: Bir devlet düşünemeyen ve her şeyi onaylayan bir halk ister, bu halkı elde edince de ülkenin elden gittiğini fark eder ama iş işten geçmiştir. Sandman... harika bir hikayesin, zamansız ve bir o kadar eğlencelisin.
Edebiyat
KumadamE. T. A. Hoffmann · İthaki Yayınları · 20201,520 okunma