Palyatif Toplum, sade ve yalın diliyle bana göre genel okuyucu kitlesine ulaşmayı başarıyor. Kitap tıbbı terimleri felsefi kavramlarla harmanlayarak bizim dar terimlere yönelik algımızı geliştirirken de okuyucuyu düşündürterek metinde aktif tutuyor.
Modern hayatın manipülatif, mükemmel, soft/romantik yaşam dayatmasını eleştirirken ki acıya yönelik bakış açısını sevdim. Özellikle değinecek olursam; insan bir yaşamının siyah ve beyazdan ibaret olmadığını gri bir kısım olduğu ile acının doğa gereği kaçınılmaz bir duyguyla birlikte dış faktörlerden etkilenmemizin de normal olduğunu savunduğu kısımları kendi adıma doğru buldum.
Kitapta ilerledikçe ise, özellikle 50. sayfalardan sonra, mükemmel bir yaşamın ancak acıyla var olunabileceği, acı çekmenin en yegane varoluş olduğunu savunmaya başlaması benim adıma giderek modumu ve okuma hevesimi bitirmeye başladığını söyleyebilirim. Maalesef "Ne anlatıyor bu be!" Demeye başlamıştım son kısımlarında. Çünkü yaklaşık 60. sayfadan itibaren artık acı ilahileştirilmeye başlamıştı yazar. Hal böyle olunca da sık sık tekrarlanan sözlerle karşılaşmamız kaçınılmaz oldu.
Genel kanılarımı özetleyecek olursam: terimlere bahşedilen yeni anlamlar denizinde boğulan bir Palyatif Toplum oldu.
Byung-Chul HanPalyatif ToplumEvrim