" "Amma mârifet hiç gelmemekmiş."
Gitmek!..
Evet, yapılacak, yaşar gibi hırsla yapılacak, yaşandığına göre yapılacak şey bu idi, gitmekti. Fakat nereye? Fakat nasıl?
....
Bildiği ise tek bir yerdi: AKŞEHİR.
Gitmek mi...
Elbette en güzeli, en yakışanı bu idi ama nereye, ne ile, nasıl gitmeli, ne götürmeli, hangi gönlü, hangi bedeni götürmeli idi?"
Bunuda sınav için almıştım ve neredeyse son 150-170 sayfasına kadar okudum. Sınavdan sonra uzun süreli okuyuş için kötü bir tercih,ve benim aldığım yayın 2 kitabıda birleştirmiş (ben ise 1. Kitabın neredeyse sonlarında bıraktım) dili ve olay akışı karmaşık. Açıkçası pek akıcı bulmadım ve beğenmedim de. Belki farklı şartlarda beğenirdim (sanmıyorum) ama tekrar okuyacağım veya şans vereceğim bir kitap değil. Bu kitaptan hoşlanmadım fakat savaşa katılan kişileri ve kuvay-i milliye askerlerini iyice anlatıyor, halkın psikolojisini ve çelişkisine değinilmiş ama oldukça karmaşık. On üzerinden puan verecek olsam üç veya beş veririm.