En acımasız avcılardır onlar. Hiç ummadığınız bir anda bir tesadüf gibi çıkarlar karşınıza ve acılarınızdan vururlar sizi! Kana susamış vampirler gibi, tam oradan yapışırlar hayatınıza, çünkü açık yaralarıdır insanın en zayıf noktası. Acılarınız, acılarıymış gibi yanaşırlar yanınıza. Dünyanın en iyi en dürüst en anlayışlı insanıymış gibi tanıtırlar size kendilerini. Sakın kanmayın onlara.! Kusursuz bir tablo çizecekler önünüze, geçmişte yaşadığınız tüm sıkıntıların aksine, ta ki amaçlarına ulaşıncaya dek! Çünkü acılarınızı açtınız siz onlara, çünkü yaralarınızı tanıttınız siz onlara! Çünkü en iyi onlar bilir bir insan yarasından nasıl yakalanır.!
Sabahattin Ali
Birileri size hayatın adil olduğundan falan bahsederse ona sakın inanmayın. Tabi adaleti benim gibi tanımlıyorsanız. Bence adalet insanın hak ettiği muameleyi görmesidir. Ve malesef hayat denilen şey buna göre programlanmamıştır. Biri vardır örneğin, deli gibi görmek istediğiniz. Haketmişsinizdir de bunu ama göremezsiniz. Kırk çeşit imkansızlık bir araya gelir ve bir türlü göremezsiniz. Oysa onu görmeyi hiç haketmeyen (hak etmeyi bilerek kullanıyorum, çünkü bu bir hak bence) bir sürü saçma sapan adam her gün görürken, burnunun dibinden ayrılmazken hatta, siz göremezsiniz. Mahalle bakkalı, mesai arkadaşı, komşusu.. Coğrafi mecburiyet dışında hiçbir vasfı olmayan bir dolu insan sizin bir kez bakmak için yanıp tutuştuğunuz gözlere her gün bakar. Siz bakamazsınız.. Adaletini sikeyim böyle işin demek gelir içinizden, bazen dersiniz.. Bazen de diyemez bir bira daha söylersiniz.