ölülere hiçbir şey borçlu değiliz.
özellikle ölüler de hırsız ve yalancıysa.
siktir, söyleyeyim gitsin işte: athena'nın dosyasını almak tazminatımı almak gibiydi, onun benden aldıklarının karşılığı gibi.
biraz fazla sevmiş olabilirim. sonunu açık uçlu bırakması ve sonradan dank etmem üzüntüme biraz engel oldu.
kitap gayet güzel ilerliyordu. 7 son sınıf tiyatro öğrencisinin shakespeare repliklerini hastası olarak günlük konuşmalarında bile geçirmeleri çok sardı (böyle saçmalıklara bayılırım).
ortalarına doğru çok olay olmadıgı için belirli bir yerde durdu akıcılığı ama burda karakter gelişimlerini gösterdiğini düşünüyorum yazarın.
oliver beni sinir etti kendini keşfetme süreci beni çok yordu cidden 'yuh ama artık' oldum bu arada herkes tahmin etmiş katili ama benim sonradan kafam karıştı valla...
malum iki kişi (başroller diyebiliriz) arasındaki yoğunluk beni mahvetti YOĞUN hisler YOĞUN konuşmalar her şey o kadar YOĞUNdu ki oda içerisinde gezinip kitabı falan kapatıyordum
onları çok sevdim gerçekten altını çizdiğim çoook yer var çünkü dark academia zevkini tamamen verdiler.
bazı eleştirilerim de var okuyanlarla tartışabiliriz
SPOİLER
-tüm okulun sadece shakespeare oyunları sergilemesi saçmaydı sanki sadece shakespeare okulu gibi bir şeydi
-meredith'ten hiçbir zaman hoşlanmadım
-bence james ve wran birlikte olmadılar.
-oliver'ın kardeşi yüzünden okula gidemeyecek olması ne alakaydı kitapla idk sonra zaten bursla geri döndü