İçimizdeki Şeytan'ı okuduktan sonra Sabahattin Ali'nin diğer kitaplarını da okuma arzusu uyandı içimde. Kitabı okurken aklıma Mehmet Rauf'un ilk psikolojik romanımız olan Eylül'ü geldi. Tıpkı Eylül'de olduğu gibi İçimizdeki Şeytan kitabında da olaylardan ziyade iç tahliller ön planda tutulmuş. Genele baktığımızda çok büyük bir olay görmüyoruz ama karakterlerin kendileriyle hesaplaşmalarının derin anlamlar taşıyarak ve gayet akıcı biçimde anlatılması sizi ister istemez kitaba bağlıyor. Sindire sindire okuyacağınız, okurken de bazen içinize dönüp kendinizi sorgulama ihtiyacı duyacağınız bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yine bu kitaptan da en yüksek seviyede verim almak için doğru zamanda okumalısınız aksi takdirde bir şey kaybetmezsiniz fakat aynı seviye verim alamayacağınız aşikâr.