"Ah, bu boşluk! Göğsümdeki bu korkunç boşluk! Çoğu zaman onu yalnızca bir kez, sadece bir kez yüreğime bastırabilsem bu boşluğu doldurabileceğimi düşünüyorum.
"Yaralarını gözyaşlarıyla mı yıkıyorlar?
Onların gözyaşları tükenince
Benimkiler akacak Romeo sürüldü diye.
Şu merdiveni topla dadı.
Siz de aldatıldınız zavallı ipler,
Siz de, ben de: Sürüldü çünkü Romeo.
Bir yol olacaktınız yatağıma uzanan;
Oysa bakire olan ben, bakire-dul kaldım şimdi.
Gelin ipler, gel dadı. Gelinlik yatağıma gireceğim,
Bekâretimi Romeo'ya değil, ölüme vereceğim."
"Çocuğum dün öldü, o senin de çocuğundu. Evet, senin de çocuğundu sevdiğim. O gecelerden birinin çocuğuydu, sana yemin ederim sevdiğim, insan ölümün gölgesi üzerine çöktüğünde artık yalan söylemez. O bizim çocuğumuzdu, sana yemin ederim. Çünkü kendimi sana verdiğim saatlerden, çocuğumun bedenimden çıkarıldığı saate kadarki zaman boyunca bana hiçbir erkeğin eli değmedi. Senin dokunuşun ile kutsanmış olduğumu düşünüyordum. Kendimi, benim için her şey olan senle, hayatımdan sessizce geçip giden başkaları arasında nasıl paylaşabilirdim ki? O bizim çocuğumuzdu sevdiğim. Benim bilinçli aşkımın ve senin umursamaz musrif, neredeyse bilinçsiz sevecenliğinin meyvesi, bizim çocuğumuz, bizim oğlumuz, bizim tek çocuğumuzdu.