zırhını elleriyle çıkarmış bir neferdim nihayetinde. yenilgiyi kabul etmiştim, biraz yaşayıp sonra çürüyüp gidecektim. bu uğurda can verecektim ya yalnızlıktan ya aşktan. ne olursa olsun ölecektim.
Dünya, Ben arayışına saygı duymuyor, hatta böylesi bir arayış içinde olanları cezalandırmak için çaba sarf ediyordu. Dünya düzeneği, Ben'ini arayanlara acı vermek üzere kurulmuştu.
ince bir kitaptı lakin yazılacak bir sayfa daha onu taşınamaz hâle getirirdi. gürbüz kendi harabatanı yazdı ben kendi harabatımı okudum.galiba biraz da coşkuyla öleceğim.
kamburu bitirdim. yeterince eğilmemişim gibi bir yük daha bindi omuzlarıma. karanlık bir boşlukta oradan oraya sürüklenmişim gibi. anlamadığımı zannederken bir yandan da sürekli altına çiziyordum cümlelerin. neredeyiz, kimleyiz, kimiz bunları bilmemekle birlikte yalnızca kamburu hissediyordum. keskin, kesif, iz bırakan cümleleri bir düğüm oldu boğazımda. giydiği kıyafet, dik tutmaya çalıştığı baş, benzemeye çalıştığı insanlar ne yaparsa yapsın kamburunu gizleyemeyecekti; bedeninde, zihninde, hayatında hep eğreti duracaktı. Velhasılkelam oyunlar içinde oynadığımız bu oyunda kalabalıklardan daha yakın kalabalıkları bulmak için kaçan ruhlara.
KamburŞule Gürbüz