Hayatın cins bok püsürleri birden yerine oturuyor. Bir önemi yok, gerçek değil hiçbiri. Ne mucize var. Ne sihir. Ne de rüyalar. Varsa yoksa acı ve ölüm, kredi kartı ve faturalar.
Kralın çıplaklığına dikkat çekmek çocukların ve yarım akıllıların tasarrufunda olmuştur hep. Ama işin sonunda yarım akıllı yarım akıllıdır, kral da kraldır yine.
O yerde inanılmaz silah depoları buldum; tepe tepe tüfek kapsülleri, fitil hazneleri, küçük silah fişekleri, mermiler ve modern merhametsizliğin kendini yok etmek için boş vakitlerini harcayarak yaptığı tüm o ölümcül, patlayıcı karışımlar.
Hava çok soğuktu ve her ne kadar sıkı giyinmiş olsam da giydiğim Avrupai giysilerin tuhaflığı gözümde bir hakaret ve bir alay konusu haline gelmişti; bu nedenle hemen bir erkeğin giyebileceği türden giysiler bulabileceğimi bildiğim bir yere doğru yola koyuldum: Bryanston Meydanı'ndaki Türk Büyükelçiliği'ne.