Doğduğum sene Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmış olan Körlük, şu zamana kadar pek çok kez duyduğum ama çeşitli sebeplerden okumadığım bir kitaptı. Geçtiğimiz günlerde aradığım başka bir kitabı bulamayınca alıp okumaya başladığımda ise bu distopya beni fazlasıyla etkiledi. Bir distopya denilebilir kanımca, evet, herkesin görme yetisini kaybettiği bir zaman, gelecek olmasa da çok korkutucu bir toplum portresi çiziyor. Bir gün gerçekten kör olursam ya da kitleler halinde kör olma düşüncesi kitabı okurken yer yer daha yoğun olmak üzere kitap boyunca çok fazla tedirgin ediyor, hatta bazı kısımlarda bu korkuyu iliklerime kadar hissettiğimi söyleyebilirim.
Yazarın anlatım dili, yazım tarzı ise daha önce şahit olmadığım bir tarzdaydı. Diyalogları virgüllerle bağlama düşüncesi bana çok yeni ve akıcılığı artıran bir tercih olarak geldi. Kitabın sonlarına doğru gelirken kimi yönlerden "açıklayıcı" bir son olmayacağını düşünmeye başlamışken son birkaç sayfada yine de şaşırtmayı başarıyor yazar. Farklı duyguları yoğun bir şekilde hissettirmesiyle kesinlikle çok keyif aldığım bir kitap oldu.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2024132,2bin okunma
Biz ile Kara Dörtleme'yi tamamlamış oldum. Yani diğerlerini okuyalı epey olmuştu da buna anca fırsat yarattım ve açıkçası okuması zor oldu benim için. Kitabın dili ağır geldi, karakterlerin konuşma ve iletişim şekilleri... Yani açık değil kesinlikle ve anlamayı zorlaştıran bir yapısı var. Kesik kesik cümleler, anlatımlar... Kitabın dilinden ötürü içim daraldı çoğunlukla, distopya olarak hala içimi en çok sıkansa 1984.