Tugay Kazancı

Tugay Kazancı
@wickedchld
wickedchld for years, also named citizen insane.
Biyomedikal Mühendisi
Ankara Üniversitesi
Ankara
136 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Hocam yine daha önce düşünmediğim bir konuda renk veriyor
Mesela Fransa'yı kurtaranın bir kadın olmasını, o kadının bakire olduğunun altını ısrarla çizerek dengelemek lazım. El değmemiş, kirlenmemiş, hemcinslerinin aksine cinsiyetinin zayıflıklarını reddetmiş bir Jeanne d'Arc daha az rahatsız edici. Gene İslam dininin şu hep pesimist Hıristiyanlığının aksine, cinselliği özünde kötü bir şey olarak görmemesi ve bunun sonucunda bakireliği bir ibadet olarak değerlendirmemesi de belki neden neredeyse hiç kadın evliyamızın olmadığını açıklayabilir. Dinen rahibelere gerek olmayabilir ancak toplumların kadınları baş tacı etmek için bakirelere ihtiyacı var gibi görünmüyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Paranın yaygınlaşmasının dikte ettiği bu onur kumarında başarılı olan zenginler hemen çizgiyi çekmeliydi. Kendi kızları ve kadınları bir meta olarak alınıp satılamazdı. Peki ama bunu tüm dünyaya nasıl ilan edeceklerdi? Onları eve kapatarak, dışarı çıktıklarında da örtünmelerini sağlayarak. Belki bugün bize saçma gelecek ama ilk kez Bronz Çağı'nın sonlarına doğru (MÖ 1200) karşımıza çıkan kadınların bu izolasyonunu, o günün mantığı içinde onları korumak için yapılmış bir şey olarak görmek gerek. Zaten bunun ilk gerçekleştiği Asur'daki yasalara göre, cezalandırılması gereken kafasını açan "iffetli" kadınlar değil, örtünün "namuslu" gözükme derdine düşen "iffetsiz"ler ve kölelerdi. İlki zaten pek olası bir durum da değildi; öyle ya, hangi aklı başında kadın örtüsüz dışarı çıkıp fahişe gibi dolaşmayı göze alırdı ki?
Modern devlet ve tahkikat komisyonları
Modern devletin vatandaşlarını ehlileştirirken hep kuvvete değil, bazen de rüşvete başvurduğunu bir kez daha hatırlayalım.
Sadece kullanılacak kelimelerin değiştirilmesi, problemin çözüldüğü yanılsamasını da yaratabilir. Bilim adamı yerine bilim insanı demenin kimseye bir zararı yok ancak bu, kadınların akademide eşit şartlarda mücadele ettiği anlamına gelmiyor. Amerika'daki son ırkçılık karşıtı gösteriler de ortada pejoratif kelimelerin dilden çıkarılmasıyla çözülemeyecek daha derin sorunlar olduğunu gösteriyor. Politik doğruculuğun sorunları gidermekte ilk adım olmaktan çok son kerte olabileceği ihtimalini gözden kaçırmamak lazım. Unutmayalım, sevimli olan etkili olmak zorunda değil.
"Doğru konuşmak" hususunda gösterilen aşırı hassasiyet bir süre sonra sorunun samimi bir şekilde konuşulmasını engelleyen bir otosansür mekanizmasına dönüşebilir.