Ehil ve bilge öğretmenler bahçıvanları taklit eder. Gelişigüzel kıyaslamaz, her bitkinin doğasını kabul eder. Meyve veya çiçek vermesi için acele etmez ve hepsine aynı miktarda su vermez, çünkü herkese eşit davranmanın adalet olmadığını bilir.
Çünkü beyin çok yüksek enerji, bir başka deyişle yakıt kullanır. Şekerin önemli bölümünü beyin kullanır. Bu yüzden de enerjinharcamayi değil, tasarruf etmeyi ister. Dolayısıyla hisseden bölüm devamlı aktiftir ve canının istemediklerini erteler, yapmaz. Medeniyet ise eğitimle, camimizin istediklerini ertelemek ve istemediklerimizi yapmakla oluşur.
Önyargılar bir noktaya kadar insanların hayatını kolaylaştırır. Çünkü düşünmek gayret ve enerji gerektirir, yargılamak ise kolaydır. Çünkü anlamak sorumluluk yükler.
Biz eğitim üzerinden cehaleti tartışıyoruz ancak mesele insanları ahlaken eğitememektir. Ahlaken eğitim vermediğinizde toplum için tehlikeli insanlar yaratırsınız. O zaman da Anadolu bilgeliği ve sağduyu ortadan kalkar. Böyle bir toplumda kimin gücü kime yetiyorsa birbirini alt etme yarışı başlar.
Toplumda 1960'ların başından itibaren sınıf bilinci oluşmaya başladı. Ancak devlet erki tarafından komünizm tehdidi algısı ile ilerici, demokrat oluşumlar törpülendi veya sistem tarafından ezildi. 1961 Anayasası'nın açtığı yolda gelişen sınıf bilinci zaman içinde inanç sistemiyle bütünleştirildi. Nihayet 1980 Darbesi de sınıfsal hak arayışının üzerinden silindir gibi geçti.