Düştükten sonra kalkıp devam etmek gerekir. Başarısızlığı göze almayanlar yola çıkmaktan vazgeçerler. Böylesine hızlı değişimin yaşandığı bir dünyada sadece başarılı olmak için değil, hayatta kalmak için bile olimpik öğrenci olma zorunluluğu var. Hepimizin bir ölçüde olimpiyatlara katılan sporcuların özelliğine sahip olmamız gerekiyor. Disiplin, yenilmekten veya geçlmekten korkmamak ve pes etmemektir.
Motivasyon geçici, disiplin kalıcıdır. Disiplin, belirli bir amaca ulaşmak için beden ve zihni yönetmektir. Kendini yönetemeyenler, dürtülerini kontrol edemeyenler duygularının, alışkanlıklarının ve mazeretlerinin kölesi olur. Bu yüzden en başta bir amaç belirlememiz gerekir. Kendimiz için anlamı bulmak zorundayız. Motivasyon geçici olduğundan, anlam ve disiplin düşüş anlarımızda vazgeçmemeyi sağlar; bize itici güç olur.
Türkiye, "Günlük hayatta din benim için önemli bir yer tutuyor mu?" sorusuna olumlu cevap veren ülkeler arasında yüzde 88 ile birinci sıradadır. Ancak Dünya değerler araştırmasında Gana ve Peru'nun üzerinde sondan üçüncü sıradadır. Bizden iki basamak yukarıda Malezya ve Fas yer alır.
ABD'li düşünür Francis Fukuyama'nın şöyle bir benzetmesi var; "Toplumlar kristal, bireyler de molekül gibidir. Güven de moleküller arasındaki çekim gücüdür. Yüksek güvenlikli toplumlar da kum tepelerine benzer.