Mutluluk Değil, Anlamını Kaybetmiş Bir Dünyada Yaşamak
Puan vermedi
Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk Genazino'nun kitabı mutluluğu öğreten bir kişisel gelişim metni değil; tam tersine, modern insanın sıradan, kırık ve çoğu zaman anlamsız görünen hayatının içine bakmaya çalışan edebi bir sorgulamadır. Kitabı okurken bende oluşan ilk izlenim şu olmuştu: Genazino'nun kahramanı büyük trajediler yaşamaz. Bir savaşın ortasında değildir, aç değildir, ölüm kalım mücadelesi vermez. Ama buna rağmen mutsuzdur. İşte romanın asıl meselesi burada başlar. Çünkü modern çağın insanı artık çoğu zaman felaketlerden değil, anlamsızlıktan yorulur. Sabah kalkar. İşe gider. İnsanlarla konuşur. Eve döner. Ama bütün bunların içinde eksik olan bir şey vardır: yaşadığı hayatla kurduğu bağ. Genazino'nun kahramanı dünyaya biraz yabancı gözlerle bakar. Sokaklarda yürürken insanların görmediği ayrıntıları görür. Bir vitrinin önünde durur, yoldan geçen bir yüzü izler, bir parkta oturan yaşlı bir adama takılır. Sanki hayatın dışında kalmış biridir. Bu yönüyle roman bana hep Albert Camus'nün "absürd insanını" hatırlatmıştır. İnsan yaşamak için bir anlam arar ama evren ona sessizlikle cevap verir. Psikolojik açıdan bakarsak kahramanın yaşadığı şey klasik bir depresyondan çok varoluşsal bir boşluktur. Günümüzde birçok insanın hissettiği ama adını koyamadığı duygu... Her şey vardır ama yine de bir şey eksiktir. İşte Genazino'nun başarısı burada ortaya çıkar. Mutluluğu büyük başarıların, büyük aşkların veya büyük dönüşümlerin içinde aramaz. Bazen küçük bir yürüyüşte, bazen tesadüfi bir karşılaşmada, bazen de birkaç saniyelik bir fark ediş anında bulur. Roman sanki şu cümleyi fısıldar: "Hayatın anlamı büyük cevaplarda değil, dikkatle bakılmış küçük anlarda saklı olabilir." Benim kitabın sonunda vardığım düşünce şu oldu: Genazino mutluluğu bir varış noktası olarak görmüyor. Mutluluk, mutsuzluğun
Psikoloji
Mutsuzluk Zamanlarında MutlulukWilhelm Genazino · Ayrıntı Yayınları · 20205,6bin okunma
7/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 16:57
Merhaba arkadaşlar. Jules Verne serüvenimiz kaldığı yerden devam ediyor. Dünyanın Hakimi (Efendisi) eserinde bizleri neler bekliyor. Hızlıca başlayalım. Bu eserde bizler özellikle hızlı arabaların konu edildiği bir döneme geçiyoruz. Kitap 1904 yılında yayımlandığı için araba bulmanın güç olduğu bir devirde adeta hızlı araçların gündeme getirilmesi bile Jules Verne’nin düşünce gücünü açığa çıkarıyor. Bu defa Amerika’ya uzandığımız eserde bizler Carolina – Morganton'a konuk oluyoruz. Burada insanlar yüksek ses nedeniyle uykularından uyanırken aynı zamanda da Great Eyrie adındaki bir dağdan gelen parlak ışıklara şahit oluyorlar. Hemen Washington emniyetinden Müfettiş Strock da görevlendirilir bu konuda ve detaylara bakmak için harekete geçer. Onun göreve gelmesi sonrası çok hızlı bir araba yanında aynı şekilde bir gemi, uçak ve denizaltı da hikayeye dahil oluyor. Tam, bu hikaye nereye gidiyor diye sorgularken bir de gizemli diyebileceğimiz ‘Ulusa Sesleniş’ konulu diyebileceğimiz mektuplar ortaya çıkıyor. Kitaba devam ettiğimizde Jules Verne’nin çok farklı düşündüğünü, 4 farklı bölgedeki 4 farklı aracın 4 ayrı mesaj ama genelden baktığımızda da bir bütünlük içeren gönderme yaptığını gözlemliyoruz. Burada biraz ‘Biyoloji’ işin içine girdiği için 4 element olarak değerlendirme yapıldığını ve kitabın buna göre şekillendiğini ekleyelim. Ancak çok önemli bir detay var ki bundan mutlaka bahsetmemiz gerekiyor. FBI olarak bildiğimiz büronun öncü kuruluşu olan Soruşturma Bürosu 1908 yılında kurulurken Verne kitabı bundan birkaç yıl önce kaleme alıyor. Yani tamam teknolojik yenilikler hadi biraz beklenti biraz hayal gücüyle denk geldi diyebiliriz ama bu noktada bu kadar ufak ve önemli bir detayı es geçemeyiz. Verne bence yalnızca tahmin yürütmüyordu. Bildiği kısımlar da vardı.
Dünyanın HâkimiJules Verne · Alfa Yayınları · 2021184 okunma
Reklam
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 09:44
"Dinle Küçük Adam" insanlığa bir sesleniş, 1946 yılında Orgon Enstitüsü'nün arşivi için kaleme alınmış insancıl bir tespit. İnsanların içinden küçük adamların kendi kendilerine ettiklerini; nasıl acı çektiklerini, isyanlarını, çürümüşlüklerini, düşmanlarını sayıp, dostlarını nasıl katlettiklerini; "millet vekili" olarak ne zaman gücü eline geçirse, bunu nasıl istismar ettiklerinin tespiti. Aynada çırılçıplak insanlığımızın ve medeniyetimizin defolarını izliyoruz. Seslenişi "Ruhsal Veba" mızın bir yansıması ve toplumsal bir tahlili. Farkındalık yaratacak bir kitap.
Dinle, Küçük AdamWilhelm Reich · Cem Yayınevi · 202115,4bin okunma
8/10
·532 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:36
Merhaba arkadaşlar. Sonunda sıra geldi bizim çocukluğumuzun efsanesine. Hepimizin bir kere dahi olsa okuduğu, minicik baskılarıyla hafızamıza kazınan o efsanenin tam çevirisine. Başlamadan önce ne hissediyorsam bittikten sonra da aynılarına hatta daha fazlasına sahip olduğum eserlerden biri. Onun bilim kurgu yönü o kadar gelişmiş ki artık, onu tanımadıklarından kesinlikle emin olduğum birkaç kişinin yorumuna da özellikle bakmayı tercih ettim. Kimdi o eskimiş bunlar artık zamanı geçmiş teknolojiler gibi bir yorum vardı. Buna çok güldüm. Sorun şurada, bu kitap yazıldığında denizaltında anlatılan teknoloji aslında hiç yoktu arkadaşlar. Beni güldüren kısım da tam olarak bu. Hiç var olmayan bir şeyden sanki varmış gibi bahseden, daha sonrasında bu icat yapıldığında da benzer özelliklere sahip olması uzun yıllar alan bir teknoloji için ‘Bu eski’ diye eleştiri yapılması. Yani buradan ne anlıyoruz? Herkes bilgi sahibi olmadığı konuda bir yorum sahibi. Yani insanlar konuşur, biz kendi işimize bakalım diyebiliriz. Demeliyiz. Kitaba geldiğimizde -nihayet- Nautilus adında denizlerde yolculuk yapan bir denizaltı ve onun kaptanı Nemo ile kurtarılan 3 kazazedenin yolculuğuna konuk oluyoruz. Öncelikle en başa yani 1866 yılına uzanalım. Ve bu kazazedelere odaklanalım. Öncelikle denizlerde korkunç bir canavarın ortaya çıktığı haberi yayılıyor. Pek çok gemi kazasından sorumlu olan bu canavar için çeşitli teoriler ortaya atılırken denizlerde sigorta yapan şirketlerin hızlıca fiyat arttırmaya gitmelerinin kitabın içine sokuşturulması da gizliden bir kapitalist eleştiri olarak karşımıza çıkıyor. Ama buna şaşırmıyorum. Hatta daha ileri gidip bizim içimizde de böyle alçak insanlar olduğunu, bir yangın çıktığında 50 liralık eldiveni 500’e sattıklarını kim inkar edebilir? Deprem olduğunda (6
Denizler Altında Yirmi Bin FersahJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201916,3bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 17:39
Wilhelm Reich’ın "Dinle Küçük Adam" kitabı, aslında hiç yayımlanma amacı olmadan yazılmış, yazar öldükten sonra arşivlerden çıkıp basılmış. Kitapta dinden siyasete, dünya liderlerinden ruh sağlığına kadar her şeye öyle bir değiniliyor ki, insanlığın tüm çelişkilerini önümüze getiriyor. Kitabın merkezindeki o "Küçük Adam" aslında cinsiyet fark etmeksizin hepimizi, yani kitle psikolojisine teslim olmuş modern insanı anlatıyor. Bu küçük adam kendini çok özgür sanıyor ama aslında sadece sistemin ona izin verdiği sınırlar kadar özgür. Önce savaşlara meydanlarda "hayır" diye bağırıp, sonra gidip o savaşları çıkaranları tekrar seçecek kadar büyük bir tezat içinde yaşıyor. En fena huyu da hasetliği, kendi ayakları üzerinde durmayı beceremediği için, ne zaman birisi parlamak veya üretmek istese hemen paçasından tutup aşağı çekmeye çalışıyor. Bence kitabın en iyi tarafı, bu küçük adamın faşizmi ve diktatörleri nasıl kendi elleriyle beslediğini göstermesi. Biz hep suçluyu yukarıda, zalim liderlerde ararız oysa Reich parmağını doğrudan bize uzatıyor. Gücü elinde tutanlara körü körüne itaat eden, sorumluluk almaktan ölesiye korkan ve kendi içindeki ezilmişliğin acısını kendinden daha zayıf olanları ezerek çıkaran o tehlikeli kitle zihniyetini darmadağın ediyor. Yani yukarısı ne kadar suçluysa, aşağısı da o statükoyu korumak için en az o kadar suçlu. Ama kitap tüm bu ağır yüzleşmelere rağmen insanı tamamen karamsarlığa sürüklememiş. Madem kendi köleliğimizin sorumlusu biziz, o zaman bu durumdan kurtulacak olan da yine biziz diye keskin düsünceleri uyandırıyor. Aynaya bakıp kendi yalanlarımızla dürüstçe yüzleşmemiz, dik durmayı öğrenmemiz gerekiyor. Sakin bir kafayla sindire sindire okunması gereken kitap insanın uyanışına dair hala çok güçlü bir "umut" taşıdığını hatırlatıyor. Bence
Dinle, Küçük AdamWilhelm Reich · Cem Yayınevi · 202115,4bin okunma
Kendiyle Dost Olmak
Puan vermedi·79 syf.··
2026 212. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 00:27
Kabaca ruh ve beden sağlığımızın bileşimi olan ben ve benlik kavramları temelinde bir içe dönüş imkanı sunuyor kitap. Modern yaşayış biçimleri içerisinde aksattığımız yönlerimizden biri olan benliğin iç huzurumuzu sağlama noktasında oynadığı rolün üzerinde durarak teorik ve pratik örneklerle kendimize daha iyi gelmenin yollarını sıralıyor. Şahsen büyük oranda bildiğim ama önemsemeğim durumlarla yüzleşme imkanı buldum. Onlardan birisi de olumlama. Söz gelimi, aynaya baktığımda memnuniyetsizlik adına birçok şey görebilirim ama hayat aynı zamanda zıt kutupların birlikteliğiyle mana kazanan bir şey ve olumlama yaparak kendimce dezavantaj saydıklarımı doğal bir çerçevede konumlandırarak daha mutlu bir hayatı mümkün kılabilirim. Kendi iç dünyamı, kurduğum ikili ilişkileri, toplumsal münasebetleri doğrulukları açısından olumlu manada sorguladığım bir metindi. Keyifle okudum.
Psikoloji
Kendiyle Dost OlmakWilhelm Schmid · İletişim Yayınevi · 20193,332 okunma
Reklam
Reklam