Bana 2014 Wattpad ve Tumblr evreninde sıkışmışım gibi hissettiren o kitap… Döneminin bütün klişeliklerini abartılı bir şekilde bir arada toplamış. “Giyiniş tarzı, görünüşü ve davranışları yüzünden onun tam olarak herkesle yatıp kalkan ve belki de bu işten para alan bir fahişe olduğunu düşünüyordum.” cümlesi, aslında söylenebilecek bütün sözlerin üzerine siyah bir çizgi çekiyor.
Neden bu kadar beğenildiğini ve popüler olduğunu anlamadım. Bir puanı sadece kitap kapağı için veriyorum.
Siyah KuğuBeyza Aksoy · Epsilon Yayınları · 20215,4bin okunma
Genç Werther'ın Acıları, benim ağır buhran yaşadığım zamanlarda okuduğum bir kitaptı. İntihar salgınlarına sebep olan bir kitabı, böylesine hassas olduğum bir dönemde okumak ise başlıca benim hatamdı fakat bu sebeple oldukça aklımda kalmıştı. Bu yüzden ilk incelememi bu kitap hakkında yazmak istedim.
Kitabın konusundan bahsetmek gerekirse, Werther adındaki genç bir hukuk stajyerinin, nişanlı bir kadın olan Lotte ile kurmuş olduğu acıklı ilişkisini ele alan, mektup tarzında yazılmış bir roman. Ben bu kitabı BKM'nin sitesinden indirime girdiğinde almıştım.
Eleştiriye gelirsek... Burada Werther'ın nişanlı bir kadına duyduğu aşkın ahlaki ve etik durumunu eleştirmeyeceğim çünkü âşık olacağımız kişiyi seçmek bizim elimizde olan bir şey değildir. Ancak âşık olduktan sonra yapacaklarımız bizim sorumluluğumuzdadır ve onları ahlaki olarak eleştirebiliriz. Bana kalırsa Werther, düştüğü bir boşluk ve amaçsızlık sonucu Lotte'ye duyduğu hislerine böylesine bağlanıyor. İçindeki boşluğu Lotte'ye olan sevgisiyle, dünyadaki amacını ise Lotte'nin sevgisine karşılık vermesi için çabalayarak dolduruyor. Ancak işler istediği gibi gitmeyince ve Lotte ile ilişkisinin imkânsız olduğuna kanaat getirince, intihara başvuruyor. Lotte ise Werther tarafından kendisine yöneltilen sevgiyi bilmesine rağmen hiçbir şey yapmayışı, düzenin böyle devam etmeye izin verişiyle benim gözümde iyi bir karakter değil. Eşine sadık hiç değil.
Kitap hakkında diyebileceğim son şey şöyle: Hem fazla ümit edenler, hem de sahte ümitler verenler suçludur. Bana kalırsa hem Werther, hem de Lotte suçludur.
Kitap fazla depresif bir havaya sahip ancak edebi yönüyle sizi sıkmıyor. Melankolik/mektup tarzı sevenler için önerebileceğim bir kitap.
En sevdiğim alıntı: "Savaşmayı bırakıyorum, bunu veda say."
Johann Wolfgang Von GoetheGenç Werther'in Acıları