suzan

suzan
@wollstonecraft
Yalnızca bir iki kitap okudum; cahilliğime bir sınır koymak için.
9/10
·312 syf.·
2022 27. kitabı
Kadınların erkeklerle müşterek haklar için mücadele etmesi gerektiğini anlatırken elbette belli başlı sorunların bulunduğunu ve bunların çözümünün neler olduğunu anlatan bir kitap. Kadının fiziksel, ahlaki ve medeni anlamda özgürleşmesine fırsat verildiği takdirde erkeğin egemen görüldüğü toplumlarda birçok sorunun kökten çözüleceğini iddia etmektedir. Çünkü özgürlüğünü kazanmış kadınlar daha sağlıklı bireyler yetiştireceklerdir. Böylece toplum da gelişme gösterecektir. Kitabın ilk 150 sayfasında #Jean Jacque Rousseau’nun #Emile kitabına çokça atıfta bulunur. Özellikle felsefe alanında çığır açmış ve benim de kitaplarını severek okuduğum yazarın kadınlar hakkındaki düşünceleri insanı sinirlendirmiyor degil. Ama yazarımız ısrarla savunduğu kadına verilmesi gereken özgürlük fikrini yazarından kitabından yaptığı alıntılarla çok güzel desteklemektedir. Kadınların bu hayattaki gayelerini sıralarken, evlilik ve çocuk yapmaya çok fazla dikkat çekmektedir. İnkar edilemez ki günümüzde de insanlar bu iki konuyu birbiriyle ilişkilendirmeye devam etmektedir. Sanki bütün evli insanlar çocuk yapmak zorundaymış ve çocuğa anne bakmalı, bakımından sadece anne sorumluymuş gibi! Oysa yazar böyle süregelmiş alışkanlıkların elbette erkeklerle sorumluluk paylaşılarak devam etmesinin mümkün olduğunu ama ilk olarak kadının hakettiği eğitimi alması gerektiğini söyler. 1700lerde yazılmış bu kitaptaki birçok konu günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. Örneğin İngiltere’deki kadınların belli bir yaşa geldikten sonra görücüye çıkmak icin balodan baloya koşup aklını sadece güzelliğine yorması gibi. Bridgerton izleyenlerin aklında canlanmıştır eminim. :) Sonuç itibariyle kitap okunması gereken bir kitap ama dili birazcık yorucu oluyor. Çünkü sanırsam yazarımız bu kitabı yazarken sınırsız düşünce
Kadın
Kadın Haklarının GerekçelendirilmesiMary Wollstonecraft · Can Yayınları · 20222,040 okunma
Reklam
Puan vermedi·260 syf.·
2022 5. kitabı
youtube’da canlı yayın yaptıktan sonra intihar eden mehmet’in videosu geldi gözümün önüne. Aslına bakılırsa hiç aklımdan çıkmadı ama son sayfalarda netleşmeye başladı. Roquentin intihar edecek sandım… İlk sayfalarda kendi fikrimce içinde bulunduğum dönemi(yani gelecegimle ilgili belirsizliklerle gecen zamanı) göz önüne alınca birazcık bu benim ruh halim sanki dedim. Sonra adamın hastalıklı bir karaktere sahip olduğunu düşündüm. İçine dalınca anladım ki hayattan alacaklarını aldığını hisseden, bundan sonra ne olacağını merak etmeyen, insanlarla ilişkilerinde çok iyi olmayan ya da çok iyi olmamasını kendisini isteyen yani daha çok insanlarla az iletişim kurmak isteyen bir adamın hikayesi bu. Aslında bir yandan bir oturuşta her şeyi yaptıklarını, gittiği yerleri anlatmak istiyordu bir yandan da bunun kime ne faydası olacağını düşünüyordu. Kararsızlık. Kopkoyu bir kuyunun içerisindeydi. Belki çok geç farkettim ama yaşının bu kadar küçük olması beni en çok şaşırtan şeydi ilk sayfalarda gözümde 45-50 yaşlarında bir Roquentin canlandırmıştım. Varoluşsal düşüncelerle cebelleşen zavallı adamın ruhu kaç yaşındadır kim bilir. Son ana kadar intihar edecek sandım. Hayattan zevk almıyor olması bunu getirdi aklıma.
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128bin okunma
Puan vermedi·448 syf.·
2021 17. kitabı
Okumaya başladığımda Harika bir doktorun ve iyi yetiştirilmiş bir kadının hikayesi sanmıştım. Çünkü sonu başında anlatılıyor gibi. Ama bir süre sonra kitabın masum bir aşk hikayesinden çok istediği kadına ulaşamayınca bir takım ihtiyaçlarını karşılamak için çevresindeki bütün kadınlarla olan bir adamın hikayesi olduğunu anladım. Bir bölümünde okuduklarım karşısında ürperdim kitabı bıraktım ve bir süre okuduklarımı sindirmeye çalıştım ama düşündükçe daha çok sinirlendim. Küçücük bir kız ve pedofili hastası olan bir yaratık. yazarın bunları yazarken aklında neler vardı doğrusu merak etmek bile istemiyorum. Kitabı okuyanlar diyecek ki kız bilinçli olarak yapmıyor mu… Neyse henüz okumayanlara spoiler vermek istemiyorum ama keşke o küçük kız diğerleri gibi yetişkin olsaydı ya da kitapta hiç yer verilmeseydi öyle bir karakter olmasa da olurdu. Fermina için de üzüldüm açıkçası bir yandan ardı arkası kesilmeyen hayal kırıklıkları bir yandan ihtiyar…
Düşünce
Kolera Günlerinde AşkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202011,2bin okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2021 12. kitabı
Erasmus’un Deliliğe Övgü kitabından ya önce ya da sonra okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Böylelikle Sir Thomas More ile Erasmus arasındaki yakın dostluğun sebepleri daha iyi anlaşılacaktır.
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Puan vermedi
insanın yalnız başına ifade edemeyeceği çok fazla duyguyla ve bunların küçük prens tarafından ifade edilişiyle dolu bu yüzden aradan uzun zaman geçtikten sonra tekrar okunabilir
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015279,8bin okunma
Reklam