7/10
·678 syf.··
Beğendi
·
2019 12. kitabı
Bir Yazarın Portresi 1843’te New York’ta dünyaya gelen 1916’da Londra’da vefat eden Amerikan asıllı İngiliz yazar Henry James roman sanatının ustası olarak kabul edilir. Eserlerinde bize vermek istediği duygu, düşünce ve imgeleri, konunun özüne ve iletisine önem vererek sathi değerlendirmelerden kaçınarak muhtevasına değinmiş, derinliğe inmiştir. İnsanın bilinç dünyasına yaptığı karmaşık yolculuğa anlam kazandırmayı hedefleyerek, roman karakterinin iç dünyasını yansıtmaya çalışmıştır. Hayat, fırsat, farkındalık ilkelerini doğrudan okurun karşısına çıkarmayı amaçlamış, yapıtlarında üslubun arılığı, güzelliği, yetkinliğiyle “iç monolog” ve “bakış açısı” tekniğini kullanarak kuramsal Amerikan edebiyatın temelini atmış ve 20. Yüzyılın psikolojik romanlarına zemin hazırlamıştır. Henry James; yapıtlarında romantik ve doğalcı temaları işlerken, zamanla romantizmin buğulu ve bulanık etkilerini üzerinden atarak ve kişilerin karakter özelliklerini ; yaşadığı yer, iklim ve değişikliklerin inşa ettiğini düşündüğü doğalcılığın kalıntılarından sıyrılarak ruhsal çözümlemelere yönelmiştir. Bakış açısı tekniğiyle bireyin iç dünyasını işleyerek karakterleri okura samimiyetle sunan, eleştirel kuram yazarı olan James, hayat ve özgürlüğü baz alarak ‘gerçek’ ile ‘kurgu’ arasında süregiden eserlerinde, saklı arzuları arar. Psikanaliz kuramını sorgular ve müphemliğin dehlizlerindeki insanlık hallerini çözümlemeleriyle aydınlatmaya çalışır. Bir Kadının Portresi’nde; başkalarının istediği şekilde hareket etmek yerine kendi belirlediği yoldan gitmeyi yeğleyen genç bir kadının; hayatın realitesinde ve muhayyilesinde karşılaşacağı acılara çevresinden bağımsız gibi görünen ama esasen çevresinin direkt etkisiyle maruz kaldığı koşullara kendisini hazırlamasıdır. İnsanın hayal kırıklıkları ile
1000Kitap
Bir Kadının PortresiHenry James · Yapı Kredi Yayınları · 2016745 okunma
Woolfvari
Puan vermedi·127 syf.··
Beğendi
·
2018 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2018 10:06
Woolf'un çok okuyan bir yazar olması beni etkileyen ilk şeylerden biri. Kendisi kadın-erkek eşitliğini ortaya koyarak Ingiltere de yazılmış romanları, şiirleri, tiyatroları ve düz yazıları 14. yüzyıldan kendi yüzyılına kadar eleştiriyor ve yorumluyor. Keşke o kitapları okusaydım da, bu kitabı okusaydım ama yine de kafamdaki "kadınlardan neden ünlü şair çıkmıyor?" sorusunu yanıtlayabildim. Woolf tarafından oldukça övülen Jane Austen Gurur ve Önyargı yı okuyacağım. Eğer yazmayı seviyorsanız bu kitabı okumalı ve analiz yapmalısınız. Shakespeare'in kız kardeşi kurmacasını çok beğendim. Kitap, bazı kavramları yeniden sorgulamama neden oldu. Zaten benim içinde iyi kitap , onu kastediyor. Harold Bloom'un son sözünde bahsettiği gibi kitap "bir zihnin, yaşadığı dünyayı anlamaya çalışmasının bir portresidir."
Edebiyat
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,2bin okunma