Kendi canlarına kıyan Plath'lari, Hemingwayleri veya Woolfları göz ardı etsek dahi, bilinen depresiflerin listesi oldukça çarpıcıdır ve çoğu zaman ortaya koyduklar işlerle hastalıkları arasında bir bağ vardır. Freud'un çalışmalarının birçoğu, kendi depresyonuna dair analizlerine ve çözüm getirdiğine inandığı yöntemlere dayanır.
Alıntı
En yararsız araştırmaların­da Descartes’ları, Leibnitz’leri, Wolf’ları, bütün o büyük dahileri takdir edebiliriz ve hatta etmeliyiz; fakat so­rarım size onların derin düşünceleri ve tüm eserlerinden şimdiye kadar ne kazanılmıştır? Zamanımıza kadar ne düşünüldüğünü değil de yaşamın huzuru için ne düşü­nülmesi gerektiğini araştırmakla işe başlayalım.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Virginia Woolf, biraz önce belirttiğimiz gibi, Nazilerin kara listesindeydi. Eşi Leonard Woolf’a gelince, hem Yahudi hem de sosyalist olarak, Nazilerin kendilerine düşman saydıkları bir aydındı. İşte bu yüzden Woolf’lar, İngiltere işgal edilirse -o sıralarda her an gerçekleşebilecek bir durumdu bu- arabalarının egzoz dumanıyla zehirlenerek, birlikte ölmeye karar vermişlerdi. Gerçi Almanya, İngiltere’yi işgal edemedi. Ama yaşamaya gücü kalmayan, her an delireceğini hisseden Virginia Woolf, 1941 yılının Nisan ayının ilk günlerinde kendi canına kıydı.