"Çok garip bir şey oldu..." diye mırıldandım, "Penceremin her yeri yağmur damlası olmuş. Cama dokundum ama elim ıslanmadı. Çünkü onlar pencerenin dışında, oysa ben içerideyim... Onlara dokunuyorum ama ıslanmıyorum... Çünkü aslında onlara dokunamıyorum. Sadece dokunduğumu sanıyorum. Sen ve ben gibi... Birbirimize dokunuyoruz, ama aslında dokunduğumuzu sanıyoruz."
İçimde kopan fırtınalar ve Ege'nin içinde kopan fırtınalar birleşmiş ve bir dünyanın sonunu getirmişti sanki. Durulmayan kaotik hayatımızın bir onu bir beni çektiği bu bataklıkta şimdi hayatın bize sunduğu şey tamamen ayrı kalmaktı... Ses yok, görüntü yok, hiçbir şey yok... Hayatın bize sunduğu bu kaos hiçlikten ibaretti