"seni yazdım uzun uzun, yüksek sesle okumadım diye yazmamış mı oldum, yüzüne bakmıyorum diye sevmiyor mu, sana kimler kimler gelmiş, sen kimlere kimlere gitmişsin de ben sana gelmedim diye korkak mı oldum, senin kapını aşındırmışlar ben geçtiğin yola ayak basmadım diye sana gelmek istemedim mi oldu. sen neden beni hiç tanıyamadın."
birine ya da bir yere ait olmaya ihtiyacın yok. seni tanıdığım günden beridir mutsuz olmak için sebepler üretiyorsun. önce mutsuz olabilmek için bahaneler arayıp buluyorsun sonra da bu durumdan rahatsız olup mutlu olabilmek için değişiklik yapmak gibi kıçından uydurduğun şeylerle yeni mutsuzluklarının oluşma süresini ve biçimlerini değiştiriyorsun. sonuçta yine mutsuz oluyorsun. sen asıl bundan zevk alıyorsun