“Tatlı bulantı. Sahte mutluluk. Aklımızda güzel bir şey varmış da unutmuştuk sanki. Anımsanmaması tüketilemeyeceği anlamına gelen, unutarak sakladığımız mutluluğumuz, otobüsten iner inmez gelip bulmuştu bizi. Ama hala gizil ve gürültüsüz. Oysa geçmiş, sırf geçmişliğinden ve ne yaparsak yapalım şöyle bir bakmaya olsun gidemeyeceğimizden güzeldi.”