A.

"Başkaları tarafından aşağılanabilmesi için, in­sanın önce kendini aşağılaması gerekir"
Sayfa 114·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Aristoteles'in vaktiyle dediği gibi: "Herkes kızabilir, bu kolaydır. Ancak doğru insana, doğru zamanda, doğru ölçüde, doğru neden­le ve doğru şekilde kızmak; işte bu kolay değildir."
Sayfa 69·Kitabı okudu
Ölümde hayatı arıyorum ben, Kötürümlükte kurtuluşu, Özgürlüğü hapishanede Sağlığı hastalıkta İhanette sadakati arıyorum. Kaderin korkunç kararı oysa İrademi bastırmakta Mümkün olmayanı istesem de Mümkün olanın göremem yüzünü bile.
Sayfa 235·Kitabı okuyor
Gölgesiyle kopukluk yaşayan insanlarda sık görülen bir dav­ranış vardır: Kendilerini doğrudan ilgilendirmediği halde, diğer insanların bazı davranışlarını ya da yaşam biçimlerini yargılama eğilimi. Çünkü bu insanlar, varlığını yadsımış oldukları gölgele­rini kışkırtabilecek davranışları başkalarında gördüklerinde, ken­di gölgelerini denetim altında tutabilmek için o insanları insafsız­ca yargılama ve aşağılama gereğini duyarlar. Ama bu bilinçdışında işleyen bir mekanizma olduğundan, kendi gölgelerini yargıla­dıkları insanlara yansıtmakta olduklarını fark etmeleri mümkün olmaz. Diğer insanların davranışlarına yönelik yargılamaların ge­risinde, kendilerini "Bu ben olamam" mesajıyla rahatlatma ihti­yacı bulunur. Eleştirilen davranışların içeriğinin, eleştirenin göl­gesinin içeriğiyle özdeş olması gerekmeyebilir. Aslolan, kafese kapatılmış, ama bir aralık bulup da ortaya çıkabilmek için pusu­da bekleyen gölgenin özgürleşme isteğinin yarattığı tehdittir.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Persona
Günümüz dünyasında persona, insanın günlük hayatını sürdü­rebilmesi için zorunludur. İnsanlarla iyi geçinmemizi, hatta hoş­lanmadığımız kişilerle birlikteyken gerçek duygularımızı belli et­mememizi sağlar. İnsanın çıkarlarını korumasına ve biçimsel ba­şarıya ulaşmasına yardımcı olur. İnsanlar, özellikle çalışma haya­tında bu maskeyi neredeyse sürekli kullanırlar, akşam eve gidin­ce çıkarırlar. Birçok insan ikili bir hayat sürdürür; bunlardan biri personanın egemenliğindedir, diğeri onun içgüdüsel dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda yaşanır. Bir insanın birden fazla maske­si olabilir. Çalışırken kullandığı maske, evdeki maskesinden fark­lıdır. Sosyal yaşantılarında üçüncü bir maske kullanabilir. Böylece, değişik durumlara kendini uyarlamaya çalışır. Aslında, bu maskelerin varlığı öteden beri bilinen bir olgudur. Ancak, bunla­rın doğuştan var olan arketiplerin bir anlatım biçimi olduğunu ta­nımlayan kişi Jung olmuştur. Personanın insana sağladığı yararların yanı sıra zararı da ola­bilir. İnsan sürdürdüğü kimliğe kendini çok kaptırır ve egosu yal­nızca bu rolle özdeşleşirse, kişiliğin diğer bölümleri bir yana iti­lir. Böyle durumlarda kendine yabancılaşır ve aşırı gelişmiş personasıyla, kişiliğin az gelişmiş bölümleri arasındaki çatışmadan ötürü sürekli bir gerilim yaşar. Egonun persona ile özdeşleşmesi­ ne "şişme" denir ve insanın kendisini aşırı önemsemesi görüntü­süyle ortaya çıkar. Bununla yetinmeyip bu kimliği çevresine de yansıtarak onların da kendisi gibi olmasını talep edebilir, özellik­le çalışma ya da aile ortamında otorite konumunda olduğu du­rumlarda. Ego şişmesi insanın aşağılık duyguları yaşamasına neden olur. Kendisini, geliştirdiği gerçek dışı amaçlara ulaşamamış hissetti­ğinden yetersizlik duygularına kapılır, dünyasına yabancılaşır ve yalnızlık çeker.
Sayfa 53·Kitabı okudu